KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2018/1873 E., 2019/12408 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
314 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu ... aleyhine takip yapıldığını, takibin semeresiz kaldığını, dava konusu taşanmazın mal kaçırma amacı ile diğer davalı ...'e devredildiğini belirterek, davalılar arasındaki tasarrufların iptalini talep etmiştir.
Mahkemenin, kabulüne ilişkin kararı, Dairemizin 02.05.2017 tarih 2015/4720 Esas 2017/4932 Karar sayılı ilamı ile davanın görülebilmesi için gerekli aciz belgesinin sunulmadığı, bu nitelikte bir haciz tutanağıda olmadığından davanın ön koşul yokluğundan red edilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuş, bozmadan sonra davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK'nun 277 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Tasarrufun iptali davalarının görülebilmesi için gerekli aciz belgesinin davanın her aşamasında, hatta karar düzeltme aşamasında dahi ibraz edilmesinin mümkün olup, Dairemizin yerleşmiş içtihatları da bu yöndedir. Somut olayda davacı vekili karardan sonra yapılmış ve İİK'nun 105. maddesi kapsamında aciz belgesi niteliğinde 26.10.2018 tarihinde yapılmış haciz tutunağı ibraz etmiştir.
Öte yandan yargılamadan sonra davacı ...'nin 09.12.2018 tarihinde ölmüş olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Bu halde mahkemece, davacı ...'nin yasal mirasçılarının davaya dahilini sağlayarak (HMK'nun 55) taraf teşekkülünü sağladıktan sonra, davalı borçlunun aciz hali sabit olduğundan mahkemece davanın esasına girilerek, ibraz edilen 2.10.2018 tarihli haciz tutanağından geriye doğru 2 yıllık süreden sonra 30.03.2012 tarihinde satış yapılmış olduğundan İİK'nun 278/3-2. maddesindeki bedel farkının dava konusu olayda uygulanması mümkün olmadığından, borçlu ve davalı üçüncü kişinin taşınmazın bulunduğu aynı köy nüfusuna kayıtlı olmalarıda dikkate alınarak, İİK'nun 280. madde koşullarının somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediği değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2018/1873, K. 2019/12408, 24 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama