KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2018/240 E., 2019/12275 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
Karar Metni
371 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
- KARAR -
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi ...'ın Vakıflar Bankası'nın ... Şubesinden 17/05/2011 tarihli tüketici kredisi sözleşmesi ile kullanmış olduğu 5.000,00 TL'lik kredisine vefat halinde teminat oluşturmak maksadı ile 17/05/2011 tarihinde hayat sigortası yaptırıldığını, müvekkillerinin murisinin geçirmiş olduğu trafik kazası ile 09/07/2012 tarihinde vefat ettiğini, müvekkilleri tarafından davalıya ihbarda bulunulduğunu ve davalı tarafından murisin hesabına 07/08/2012 tarihinde 2.647,68 TL ödeme yapıldığını ancak borcun kapanmadığını ve bakiye borcun müvekkili tarafından yatırıldığını belirterek eksik yapılan ödeme nedeniyle 2.352,32 TL alacağın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kabulü ile davacıların, Vakıflar Bankası ... Şubesine ödemiş oldukları 2.352,32 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınmasına karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, hayat sigortası sözleşmesine dayalı alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta, sigorta poliçesinin dava dışı banka tarafından açılan krediye teminat olarak düzenlendiği anlaşılmaktadır. Mahkemece hükme esas alınan 21/10/2013 tarihli bilirkişi raporunda davalı sigorta şirketince bankaya 2.648,68 TL kredi borcu ödendiği, poliçe teminatının 5.000,00 TL olduğu dolayısıyla davacıların 2.352,32 TL alacağının olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde kredi borcunun bakiye kalan 2.278,07 TL'sinin müvekkilleri tarafından ödendiğini beyan etmiş, bilirkişi raporundan sonra dosya içerisine alınan belgelerden de bu bedelin davalı sigorta şirketince ödendiği bildirilmiştir.
Bu durumda davacı vekilinin beyanları ve bilirkişi raporundan sonra dosya içerisine alınan belgeler doğrultusunda daha önce rapor düzenleyen bilirkişiden ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı olduğu biçimde hüküm tesisi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2018/240, K. 2019/12275, 19 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama