KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2018/3591 E., 2019/4236 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Nisan 2019
- Mahkemesi
- ....Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi
Karar Metni
666 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün temyizen tetkiki davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekili tarafından talep edilmiş, davalılar ... ve ... vekilince de duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 3.4.2019 Çarşamba günü taraflardan gelen olmadı. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan sonra vaktin darlığından dolayı işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın, davacının idaresindeki motorsiklete çarpmasıyla oluşan kazada ağır biçimde yaralanan davacının işgücü kaybına uğradığını belirterek belirsiz alacak davası olarak açtıkları davada fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve davalı ... sadece maddi tazminattan sorumlu olmak kaydıyla 20.000,00 TL maddi ve 300.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiş; 27.06.2017 tarihli artırım dilekçesiyle, maddi tazminat taleplerini 288.719,79 TL'ye yükseltmiştir.
Davalılar vekilleri, davadan önce davacıya yapılan ödemeler nedeniyle davacının karşılanmamış zararı kalmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince; iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; davacının maddi tazminat isteminin kabulü ile 288.719,79 TL'nin davalı ... yönünden 10.02.2011 tarihinden ve diğer davalılar yönünden kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte müteselsilen tahsiline (davalı ... bakiye poliçe limiti 15.961,63 TL ile sınırlı sorumlu olmak üzere); davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 50.000,00 TL'nin kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte sigorta şirketi dışındaki davalılardan müteselsilen tahsiline, fazla isteğin reddine dair verilen hükme karşı, tüm taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
.... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi tarafından; davacı tarafın istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b,1 maddesi gereği reddine; davalıların istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve HMK'nun 353/1-b,2 maddesi gereği yeniden hüküm tesisine; davanın kısmen kabulü ile 230.975,83 TL maddi tazminatın tüm davalılardan 18.11.2009 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline (sigorta şirketinin bakiye 62.878,40 TL'lik limitle ve 10.02.2011 tarihinden işleyecek faizle sorumlu tutulmasına); 40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte sigorta şirketi dışındaki davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davalılar ... ve ... vekilinin manevi tazminata ilişkin temyiz talebi yönünden;
02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 44/1. maddesi ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-a maddesinde yer alan 40.000,00 TL tutarındaki temyiz sınırı, 01.01.2018 tarihinden itibaren 47.530,00 TL'ye yükseltilmiştir.
Davacı lehine hüküm altına alınan manevi tazminatın 40.000,00 TL olduğu, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hükmedilen manevi tazminatın yukarıda anılan sınırın altında kaldığı ve temyize konu karar anılan tarihten sonra verildiğinden kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece karar verilebileceği gibi 1.6.1990 gün 3/4 sayılı YİBK uyarınca Yargıtay'ca da karar verilebileceğinden; davalılar vekilinin manevi tazminata ilişkin temyiz isteminin, istinaf mahkemesi hükmünün kesin olması nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalılar ... ve ... vekilinin diğer temyiz itirazları ile davacı vekilinin temyiz itirazları yönünden; ilk derece mahkemesince verilen karara yönelik olarak taraf vekillerince yapılan istinaf başvurusu üzerine, HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesi'nce esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi, HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre; usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2018/3591, K. 2019/4236, 8 Nisan 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama