KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2018/3889 E., 2020/4512 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Temmuz 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
380 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili; davacıya ait araçta davalının trafik sigortacısı olduğu aracın çarpması sonucu 4.362,18 TL maddi hasarının olduğunu, davacı şirketin İstanbul 13. İcra Müdürlüğü'nün 2011/13571 sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlattığını, ancak davalının haksız şekilde takibe itiraz ettiğini beyan ederek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; dava konusu kazanın 19/07/2008 tarihinde meydana gelmiş olduğunu, icra takibinin 03/08/2011 tarihinde başlatıldığını, davacının zararı öğrendiği halde 2 yıllık zamanaşımı süresini geçirdikten sonra takip başlattığını, ayrıca dava konusu kazada davacıya ait araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunu bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, zamanaşımı süresinin dolmuş olması sebebiyle davanın reddine karar verilmiş; hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 18/04/2016 gün ve 2015/19465 Esas 2016/4889 karar sayılı ilamı ile "yaralanmalı bir trafik kazası olan olayda kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66/1-e maddesinde öngörülen ceza zamanaşımı süresi 8 yılın uygulanabilir olmasına göre davanın süresinde açıldığı ve
zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinin doğru olmadığı" gerekçesiyle karar bozulmuş ve mahkemece bozma ilamına uyulmuştur.
Bozma sonrası yapılan yargılama sonrasında mahkemece, bozma ilamının gerekleri yerine getirilerek davanın kısmen kabulü ile İstanbul 13. İcra Müdürlüğü'nün 2011/1357 sayılı dosyasındaki itirazın iptali ile takibin 1.308,65 TL asıl alacak üzerinden devamına, alacağa 03/08/2011 tarihinden itibaren reeskont avans faizi uygulanmasına, icra İnkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
6100 Sayılı HMK.'nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle mülga 1086 Sayılı HUMK'nun 427. maddesinde öngörülen temyiz kesinlik sınırı 1.1.2017 tarihinden itibaren 2.270,00 TL'ye çıkarılmıştır.
Mahkemece itirazın kısmen iptali ile takibin 1.308,65 TL asıl alacak üzerinden devamına, alacağa 03/08/2011 tarihinden itibaren reeskont avans faizi uygulanmasına hükmedilmiştir. Temyize konu karar anılan yasanın yürürlüğünden sonra verildiğinden davalı bakımından kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebilir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2018/3889, K. 2020/4512, 8 Temmuz 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama