KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2018/5709 E., 2019/3875 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Nisan 2019
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
591 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen tazminat davasının yapılan yargılaması sonucunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, 11.09.2012 tarihinde, davalıların sürücüsü, işleteni ve zorunlu mali mesuliyet-ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı oldukları aracın otobüs durağında beklemekte olan müvekkiline çarparak yaralanmasına neden olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2.500,00 TL maddi ve 75.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davanın açılmasına sebep olmadıklarını savunmuş, diğer davalılar vekili davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama sonucuna göre; maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 10.000,00 TL'nin olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline dair karar verilmiş, hüküm, davacı vekili ve davalılar .... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir
isabetsizlik bulunmamasına ve tazminatın takdirinde B.K.nun 47.maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nasafet kuralları çerçevesinde karar verilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki 2-a bendi kapsamı dışında kalan, davalılar Ayhan ve ... vekilinin aşağıdaki 2-b-c bendi kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin AAÜT'nin 13/1. maddesinde "Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin İkinci Kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.", yine 10/4 maddesine göre "Manevi tazminat davasının,
maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda; manevi tazminat açısından vekalet ücreti ayrı bir kalem olarak hükmedilir.", 10/2 maddesine göre de "Davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez."
a-Mahkemece davacının manevi tazminat talebi bakımından dava kısmen reddolduğu halde, davacılar yararına hükmedilenden daha fazla vekalet ücretine davalılar yararına hükmedilmesi doğru değil
b-Mahkemece davacının maddi tazminat talebi bakımından dava reddolduğu halde, davalılar yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru değil
c-Mahkemece kabul ve red oranına göre yargılama giderlerinin hesaplanması gerekirken hatalı hesaplama sonucu davalı tarafın sorumluluğundan fazla yargılama giderine hükmedilmesi doğru olmayıp bozma nedeni ise de;
Bu yanılgıların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK.'nun geçici 3/2. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK.'nun 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2018/5709, K. 2019/3875, 1 Nisan 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama