KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2019/2630 E., 2020/4448 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Temmuz 2020
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Karar Metni
515 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı istinaf başvurusunun kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili nezdinde trafik sigortası bulunan davalıya ait aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında yaralanan yolcu için cismani zarar nedeniyle 148.596,72 TL ödeme yapıldığını davalının ehliyetsiz ve asli kusurlu olarak kazaya neden olduğunu belirterek rücuen başlatılan Ankara 27. İcra Müdürlüğünün 2015/20062 sayılı dosyasına davalının haksız olarak itiraz etmesi nedeniyle itirazın iptali ile %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı duruşmalara katılmamış, cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kabulü ile davalının Ankara 27. İcra Müdürlüğü'nün 2015/20062 sayılı icra dosyasına vaki itirazının reddi ile takibin aynen devamına asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, asıl alacak likit ve muayyen olmadığından icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiş; hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesince, davalının kaza tarihinde ehliyetinin bulunması ve kazada ağır kusuru bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile istinafa konu kararın, HMK'nin 353/(1).b.2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm verilmesine, davanın reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-İlk derece mahkemesince verilen karara yönelik olarak davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-İlk derece mahkemesinde davalı, kendisini vekille temsil ettirmemiş ancak vekili aracığılı ile istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi, istinaf incelemesiyle kararı kaldırarak ilk derece mahkemesinin yerine karar vermiş olduğundan ve ilk derece mahkemesinde yapılan yargılamada da davalının vekili bulunmadığından davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmemesinde isabetsizlik bulunmamakla birlikte, istinaf aşamasında davalı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan davalı lehine, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT Birinci Kısım Birinci Bölümde belirtilen dilekçe ücreti olarak 550,00 TL'nin hükmedilmesi gerekmektedir.
Belirtilen hususların Bölge Adliye Mahkemesince değerlendirilmeden karar verilmesi doğru olmayıp bozma sebebi ise de bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/II maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK’nın 438/7. maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2019/2630, K. 2020/4448, 7 Temmuz 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama