KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2020/2250 E., 2021/3108 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mart 2021
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
675 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, 10.09.2011 tarihinde, müvekkillerinin murisi ...'ın sevk ve idaresindeki davalılardan ...
Sigorta A.Ş'nin zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu araçla, diğer davalıların sürücüsü, işleteni, kasko sigortacısı, ticari filo artan sigortacısı, zorunlu mali mesuliyet sigortacısı oldukları aracın çarpışması sonucu, sürücü muris ... ile aynı araçta yolcu olarak bulunan ..., ... ve ...'ın vefat ettiğini, davacı ... 'in ise yaralandığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, davacı ... için 150.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi, davacı ... için 100.000,00 TL maddi ve 250.000,00 TL manevi,
davacı ... için 20.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan (sigorta şirketlerinin poliçe limitleri kadar) müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne; davacı ... için 2.589,03 TL ve davacı ... için 30.712,19 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılar ... ve ... yönünden olay, davalı ...
Sigorta yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müteselsilen tahsiline; davacı ...'in maddi tazminat talebinin reddine; davacıların cenaze, defin ve tedavi giderine ilişkin talepleri yönünden davanın açılmamış sayılmasına; davacı ... için 50.000,00 TL, davacı ... için 50.000,00 TL ve davacı ... için 75.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... yönünden olay, davalı AİG Sigorta yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müteselsilen tahsiline; davalı ...
Sigorta yönünden açılan maddi ve manevi tazminat davalarının reddine; davalı ... yönünden açılan maddi ve manevi tazminat davalarının reddine; davalı ... Sigorta yönünden açılan manevi tazminat davasının reddine; davalı AİG Sigorta yönünden açılan maddi tazminat davasının reddine, karar verilmiş, hüküm davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 2019 yılı için 3.200,00 TL'dir.
Temyize konu kararda, davacı ... için 2.589,03 TL destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmiş olup karar, anılan Yasanın yürürlüğünden sonra verildiğinden temyiz eden davalılar yönünden kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz dilekçesinin reddine karar verilebilir.
2-Dosya içeriğine, bozmaya uygun karar verilmiş olmasına, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde ve özellikle, ceza dosyasında alınan Adli Tıp Kurumu raporundaki kusur dağılımının oluşa uygun olması sebebiyle benimsenmesinde ve manevi tazminatın takdirinde TBK'nın 56. maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nasafet kuralları çerçevesinde karar verilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalılar ... ve ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
3-Dava, destekten yoksun kalma nedeniyle maddi ve manevi tazminat ile cenaze ve defin gideri istemine ilişkindir.
Mahkemece, maddi ve manevi tazminat davalarının kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bu durumda mahkemece reddedilen miktarlar üzerinden yargılamada kendisini vekille temsil ettiren davalılar ... ve ... lehine vekalet ücreti hükmedilmesi gerekirken hükmedilmemesi doğru olmayıp bozma sebebi ise de bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/II. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK’nın 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2020/2250, K. 2021/3108, 23 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama