KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2020/2612 E., 2020/6795 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Kasım 2020
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26.
Karar Metni
714 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalılar vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 10.11.2020 Salı günü davacı vekili Av. ... ve davalılar Av. ... geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraf vekilleri dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı alacaklı vekili, davalı borçlu ... hakkında takipler yapıldığını, takiplerin semeresiz kaldığını, mal kaçırma amacı ile diğer davalı ...'dan anlaşmalı olarak boşanarak dava konusu taşınmazlarını düşük bedeller ile davalı ...'ya devrettiğini belirterek bu muvazaalı işlemlerin iptalini talep etmiştir.
Davalılar vekili, cevap dilekçesi sunmamış, yargılama sırasında davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, toplanan delillere göre davalıların evli iken Ankara 2. Aile Mahkemesinin 04/04/2011 tarihinde kesinleşen 2011/435-496 sayılı kararı ile anlaşmalı olarak boşanmakla birlikte yine kesinleşen Ankara 25. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 05/06/2013 tarih ve 2011/201 esas 2013/320 sayılı kararı ile sabit olduğu üzere evlilik birliğinin halen devam ettiği, davalı ...'in birtakım gerekçelerle dava konusu taşınmazları tapuda satış gibi göstermek suretiyle
tapu harç ve masrafları da kendisi tarafından karşılanmak suretiyle diğer davalıya 29/03/2011 ve 05/04/2011 tarihlerinde devrettiği, devir tarihleri itibariyle takip konusu borçların doğmuş olduğu, devir bedelleri ile gerçek bedeller arasında fahiş oranda nispetsizlik bulunduğu, davalı ...'nın eşi diğer davacının borçlarından haberdar olabilecek durumda, devir aşamasında devrin amacını kavrayabilecek eğitim düzeyinde olduğu sonuç ve kanaatine varıldığından bahisle davanın kabulüne karar verilmiş; davalılar vekilinin istinaf isteminin red edilmesi üzerine, karar yine davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava BK'nun 19. maddesine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalılar vekilinin aşağıda yazılı bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-6100 sayılı HMK'nın 297. maddesinde hükümde hangi hususların yer alacağı belirtilmiştir. HMK'nın 297/2. maddesinde hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin taleplerden herbiri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekli olduğu hükmü getirilmiştir. Bunun amacı, hükmün infaz edilecek kısmı sonuç kısmı olacağından sonuç kısmının infaz ve uygulamaya elverişli olarak yazılmasını sağlamaktır.
Öte yandan BK'nun 19. maddesine dayalı olarak açılan davalarda davacının amacı alacağını tahsil etme olduğundan İİK'nun 283. maddesinin kıyasen uygulanması gerekmektedir.
Somut olayda, davacı, ...İlaç San. ve Tic. A.Ş. yargılama sırasında, alacaklı olduğu Ankara 9.İcra Müdürlüğünün 2011/2460 ve 2011/6653 sayılı takip dosyalarındaki alacağını ... İlaç Ltd. Şti.'ne temlik etmiş, kendi alacağı olarak Ankara 9. İcra Müdürlüğünün 2011/2458 sayılı takip dosyasındaki alacağı kalmıştır. Bu nedenle davada alacağın bir kısmı temlik edilmiş olduğundan , davada iki davacı alacaklı bulunmaktadır. Mahkemenin 01.12.2016 tarihli kararının birinci bendinde sadece tek alacaklı varmış gibi hüküm kurulduğundan, infazda kuşku yaratması usul ve yasaya aykırı olup bu husus kamu düzenine ilişkin olduğundan temyiz edenin sıfatına bakılmaksızın düzeltilmesi gerekmiştir.
3-Kabule göre ise, Bölge Adliye Mahkemesinin 08.05.2017 tarihli kararında ise karar başlığında alacağın bir kısmını temlik alan ... İlaç Ltd. Şti'nin isminin yer alması temlit eden ...İlaç San. ve Tic. A.Ş.'ne yer verilmemesi de hatalı olup mahallinde herzaman düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Mahkemenin 01.12.2016 tarihli kararındaki hata yeniden yargılama yapılmasını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 Sayılı HMK'nın geçiçi 3/2. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2020/2612, K. 2020/6795, 10 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama