KÜNYE
17. Hukuk Dairesi 2020/313 E., 2021/2770 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mart 2021
- Mahkemesi
- Vezirköprü 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
515 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 10.03.2021 Çarşamba günü davacı vekili Av. ... geldi. Davalılar tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı vekili dinlendikten sonra vaktin darlığından dolayı işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, 03.11.2008 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazasında vefat eden sürücü ...'in kullandığı motosikletin kaza tarihinde geçerli bir zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi bulunmadığından, ölenin hak sahibi olarak davalı eş ve çocukları için ... tarafından mahkeme hükmüne dayanılarak başlatılan icra takibi dosyasına 182.962,07 TL ödendiğini, bu miktarın faiziyle birlikte rücuan tahsili için başlatılan Vezirköprü İcra Müdürlüğünün 2017/127 sayılı ilamsız icra takibinin davalıların itirazı üzerine durduğunu belirterek itirazın iptali ile %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının, zarar gören üçüncü kişi sıfatlarına dayanan zarar giderim talepleri nedeniyle, desteklerinin kazadaki kusurunun kendisine yansıtılamayacağı, desteğin idaresindeki aracın ZMSS poliçesi bulunmadığından Güvence Hesabının zarardan sorumlu olduğu, ödeme yapması halinde de davalıya rücu imkanının bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesince, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazası sonucunda vefat nedeniyle ödenen destekten yoksun kalma tazminatının rücuan tazminine yönelik başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14/b maddesinde rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dahilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için zorunlu sigortalara ilişkin olarak koşulların oluşması halinde ortaya çıkan zararların, bu sigortalarla saptanan geçerli teminat miktarlarına kadar karşılanması amacıyla ... oluşturulacağı, yasanın geçici 2. maddesine dayanılarak çıkarılan ... Yönetmeliğinin 16/c maddesinde zarardan sorumlu olan kişilere, hesaptan yapılan ödemeler nedeniyle rücu hakkının kullanılacağı düzenlenmiştir.
Yukarıda anılan düzenlemeler çerçevesinde davacı ... Hesabının zararın sorumlusuna rücu edebileceği açıktır.
Somut olayda, araç sürücüsünün eşi ve çocukları, destek tazminatı yönünden 3. kişi sıfatıyla tazminat alacaklısı olmakla birlikte aynı zamanda müteveffanın mirasçısı sıfatıyla zarar nedeniyle borçludurlar. Zararı talep etme ve sorumlu olma hususları ayrı hukuki olgulara dayanmaktadır.
Açıklanan maddi ve hukuksal olgulara göre araç sürücüsünün asli kusuru ile sebebiyet verdiği zararı güvence yönetmeliği ve mevzuat gereği ödemek durumunda kalan ..., yine yönetmelik gereği ödediği tazminatı, araç sürücüsünün mirasçısı olan davalılara rücu edebilecektir.
Bu halde, ilk derece mahkemesince verilen davanın reddi kararı yerinde olmadığından, Bölge Adliye Mahkemesince eldeki davanın yönetmelik gereği rücu davası olduğu gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, ilk derece mahkemesi kararının yazılı gerekçe ile muhafazasına karar verilmesi doğru olmamış bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2020/313, K. 2021/2770, 16 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama