İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /18. Ceza Dairesi

YARGITAY · 18. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2015/10445 K.2015/13349

Sanık ...'ın hakaret suçundan TCK'nın 125/1, 62 ve 52. maddeleri uyarınca 1500 TL adli para cezası ile, yaralama suçundan ise TCK'nın 86/2-3.a, 62 ve 52. maddeleri gereğince 3000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve yaralama suçundan hükmün…

Esas2015/10445Karar2015/13349Tarih14 Aralık 2015Okuma6 dk · 1.216 kelime

KÜNYE

18. Ceza Dairesi 2015/10445 E., 2015/13349 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
14 Aralık 2015
Mahkemesi
Sulh Ceza Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.216 kelime·6 dk okuma·2 bölüm

Sanık ...'ın hakaret suçundan TCK'nın 125/1, 62 ve 52. maddeleri uyarınca 1500 TL adli para cezası ile, yaralama suçundan ise TCK'nın 86/2-3.a, 62 ve 52. maddeleri gereğince 3000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve yaralama suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair, Çaykara Sulh Ceza Mahkemesinin 15/01/2014 tarihli kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18/07/2014 tarih ve 262631 sayılı istem yazısıyla Dairemize gönderilen dava dosyası incelendi.

İstem yazısında; “Dosya kapsamına göre;

1- Adli Tıp Kurumu Trabzon Grup Başkanlığının 10/10/2013 tarihli ve 2013/3834 sayılı raporuna göre müştekinin yüzünde sabit iz açısından değerlendirme yapılabilmesi için şahsın olay tarihinden 6 ay sonra muayene edilmek üzere evrak ve raporlarla birlikte yeniden Adli Tıp Kurumuna şevkinin gerektiğinin bildirilmesi karşısında sanığın müştekiye karşı gerçekleştirdiği yaralama eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 87/1-e maddesine girip girmediğinin belirlenebilmesi için müştekinin 6 aylık süre sonunda yeniden Adli Tıp Kurumuna sevk edilerek kati raporunun aldırılmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin edilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinde,

2- Gerekçeli kararın delillerin tartışılması ve kanaat bölümünde sanık Ayşe'nin her iki suçunun hükmün açıklanmasının geri bırakılması kapsamına alınarak hüküm tesis edildiği belirtildiği halde hüküm fıkrası kısmında sadece yaralama suçu açısından hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesinin uygulanarak kararın infazında tereddüt oluşturacak şekilde çelişkiye sebebiyet verilmesinde, İsabet görülmemiştir.” denilmektedir.

I-Olay:

Çaykara Sulh Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, sanığın hakaret suçundan 1500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, yaralama suçundan da 3000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, yoklukta verilen kararın sanığa tebliğ edilerek temyiz ve itiraz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine, infaz aşamasında gerekçeli karardaki CMK’nın 231. maddesine yönelik çelişki nedeniyle ve yaralama suçu açısından adli tıp raporunda, olay tarihinden itibaren 6 ay sonra yüzde sabit eser açısından muayenesi gerektiği belirtilmesine rağmen kati rapor alınmadan hüküm kurulması nedeniyle kanun yararına bozma yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.

II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı

Kısa kararda hakaret suçundan CMK’nın 231. maddesinin uygulanmasına yönelik bir hükme yer verilmeyen sanıkla ilgili yazılan gerekçeli kararda, koşulları oluştuğundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğinin belirtilmesine dair hukuka aykırılığa ve yaralama suçu açısından adli tıp raporunda, olay tarihinden itibaren 6 ay sonra yüzde sabit eser açısından muayenesi gerektiği belirtilmesine rağmen kati rapor alınmadan hüküm kurulmasının hukuka uygun olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir.

III- Hukuksal Değerlendirme

1- Hükmün açıklanmasının geri bırakılması husuna ilişkin olarak:

Öğretide “olağanüstü temyiz” olarak adlandırılan kanun yararına bozma olağanüstü yasa yolunun koşulları ve sonuçları, “kanun yararına bozma” adı ile 5271 sayılı CMK’nın 309 ve 310. maddelerinde düzenlenmiştir.

5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi uyarınca, hâkim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddî hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini yasal nedenlerini açıklayarak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı da hükmün veya kararın bozulması istemini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak Yargıtay ceza dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtayca yerinde görülmesi halinde karar veya hüküm yasa yararına bozulacak, yerinde görülmezse istem reddedilecektir.

Böylece ülke sathında uygulama birliğine ulaşılacak, hâkim ve mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıklar ile uygulamadaki esaslı yanlışlar ve esasa etkili usul yanılgılarının, toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi sağlanacaktır.

Kanun yararına bozma yasa yoluna, istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı gidilmesi nedeniyle kesin hükmün otoritesinin bütünüyle zedelenmemesi amacıyla bu yola başvurabilmek için hukuka aykırılık halinin ciddi boyutlara ulaşması gerekmektedir.

Anayasanın 141/3. maddesinde belirtildiği üzere, mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli yazılması gerekmektedir.

5271 sayılı CMK’nın “Hükmün gerekçesinde gösterilmesi gereken hususlar” başlıklı 230. maddesinde; (1) Mahkûmiyet hükmünün gerekçesinde aşağıdaki hususlar gösterilir:

a) İddia ve savunmada ileri sürülen görüşler.

b) Delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin belirtilmesi; bu kapsamda dosya içerisinde bulunan ve hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillerin ayrıca ve açıkça gösterilmesi.

c) Ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ve bunun nitelendirilmesi; bu hususta ileri sürülen istemleri de dikkate alarak, Türk Ceza Kanununun 61 ve 62. maddelerinde belirlenen sıra ve esaslara göre cezanın belirlenmesi; yine aynı Kanunun 53 ve devamı maddelerine göre, cezaya mahkûmiyet yerine veya cezanın yanı sıra uygulanacak güvenlik tedbirinin belirlenmesi.

d) Cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adlî para cezasına veya tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına veya bu hususlara ilişkin istemlerin kabul veya reddine ait dayanaklar.” hükmüne yer verildiği,

Aynı Kanun’un 289. maddesinin (g) fıkrasında da hükmün 230. madde gereğince gerekçeyi içermemesi, hukuka kesin aykırılık halleri arasında sayılmıştır.

İnceleme konusu somut olayda; sanık hakkında hakaret suçundan hüküm kurulurken, CMK’nın 231. maddesinin uygulanmasına yönelik bir hükme yer verilmemesine karşın, gerekçeli kararda koşulları oluştuğundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği belirtilmiş ve gerekçeli karardaki bu çelişki kanun yararına bozma konusu yapılmıştır.

Mahkemece sanık hakkında yaralama suçundan kurulan hükümde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, ancak hakaret suçundan hüküm kurulurken hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hususların kısa kararda yazımının unutulduğu anlaşılmıştır, zira bu kararın gerekçesi yazılırken sanık hakkında her iki suçtan da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının şartlarının oluştuğu belirtilerek her iki suç için de hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğinin yazılı olduğu görülmüştür.

Bu çerçevede CMK'nın 230. maddesine aykırı şekilde, mahkemece kısa kararla, gerekçeli karar arasında açık çelişki oluşturulduğu ve bu durumun aynı Kanun’un 289/1-g maddesine göre hukuka kesin aykırılık halini oluşturması karşısında, kanun yararına bozma isteminin kabulüne karar verilmiştir.

2- Yüzde sabit eser açısından kati rapor aldırılmadan hüküm kurulması husuna ilişkin olarak:

TCK'nın 86. maddesinin 1. ve 2. fıkraları: “(1) Kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması halinde, mağdurun şikayeti üzerine, dört aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezasına hükmolunur.” hükümlerini,

87/1-c maddesi ise : “Kasten yaralama fiili, mağdurun; yüzünde sabit ize neden olmuşsa, yukarıdaki maddeye göre belirlenen ceza, bir kat artırılır. Ancak, verilecek ceza, birinci fıkraya giren hâllerde üç yıldan, üçüncü fıkraya giren hâllerde beş yıldan az olamaz.” hükmünü içermektedir.

Somut olayda, müştekinin yaralanması hakkında düzenlenen Adli Tıp Kurumu Trabzon Grup Başkanlığı'nın 10/10/2013 tarihli ve 2013/3834 sayılı raporunda, müştekinin yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilir olduğu belirtildikten sonra müştekinin sol kaş dış kısmında immatür nebde saptanmış olup, müştekinin yüzünde sabit iz açısından değerlendirme yapılabilmesi için müştekinin olay tarihinden 6 ay sonra muayene edilmek üzere evrak ve raporlarla birlikte yeniden Adli Tıp Kurumuna sevkinin gerektiğinin bildirildiği görülmüş, ancak Mahkemece müşteki yeniden adli tıp kurumuna sevk edilmeden sanık hakkında TCK'nın 86/2 maddesi uyarınca hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.

Müşteki hakkında düzenlenen Trabzon Adli Tıp Grup Başkanlığı'nın 10/10/2013 tarihli adli raporunda, yüzde sabit iz yönünden olay tarihinden 6 ay geçtikten sonra tekrar muayene edilerek rapor düzenlenebileceğinin belirtilmesine rağmen olay tarihinden 6 ay geçmeden müşteki hakkında alınan 10/10/2013 tarihli raporun hükme esas alınarak eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

IV- Sonuç ve Karar

Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Hakaret suçundan sanık ... hakkında, Çaykara Sulh Ceza Mahkemesi'nce verilen 15/01/2014 tarih ve 2013/102 esas, 2014/12 sayılı kararın, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 2-Aynı Kanun maddesinin 4-b fıkrası gereğince, sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına, 3- Yaralama suçundan sanık ... hakkında, Çaykara Sulh Ceza Mahkemesi'nce verilen 15/01/2014 tarih ve 2013/102 esas, 2014/12 sayılı kararın CMK'nın 309. maddesi uyarınca, (1) nolu kanun yararına bozma istemi yönünden aleyhe sonuç doğurmamak ve yeniden yargılama yapılmamak üzere BOZULMASINA, 14.12.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2015/10445, K. 2015/13349, 14 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı
  4. III- Hukuksal Değerlendirme
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
18. Ceza Dairesi
Esas No
2015/10445
Karar No
2015/13349
Tarih
14 Aralık 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2015/10445 K.2015/15976
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2015/10446 K.2015/15977
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2015/10446 K.2015/12793
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2015/10446 K.2015/16753
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2015/10447 K.2015/13838
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2015/10447 K.2015/14870

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.