KÜNYE
18. Ceza Dairesi 2015/12585 E., 2016/464 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Ocak 2016
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Suç
- Kişilerin huzur ve sükununu bozma
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
376 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, sanık hakkında katılan Yüksel’e yönelik tehdit eyleminden dolayı dava açılmasına karşın hüküm kurulmamış ise de, zamanaşımı süresi içerisinde karar verilebileceği ve bu konuda temyiz denetimine konu bir hüküm bulunmadığı anlaşılarak dosya görüşüldü: Temiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
Anayasanın 141/3, CMK’nın 34, 230 ve 1412 sayılı CMUK’nın 308/7. maddeleri uyarınca, mahkeme kararlarının sanıkları, mağdurları, Cumhuriyet Savcısını ve de herkesi inandıracak ve temyiz denetimine olanak verecek biçimde olması, Yargıtay'ın gerekçelerde tutarlık denetimini yapabilmesi için;
kararın dayandığı tüm verilerin bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddianamenin, savunma ile mağdur ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin, hangi kanıtlara hangi nedenle üstünlük tanındığının açık olarak kurulacak hükmün gerekçesine yansıtılması ve mahkemece ulaşılan vicdani kanı sonucunda, sanığın hangi eylemlerinin suç sayıldığı açıklandıktan sonra kabul edilen bu eylemlerin hukuki nitelendirilmesinin yapılması ve hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi gerekir.
Kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçunda, suçun maddi unsurunu oluşturan eylemlerin ısrarla ve huzur ve sükunu bozma kastı ile gerçekleştirilmesinin gerektiği, yargılamaya konu somut olayda, sanığın katılan ...'a ait evin çevresinde dolaşmak ve cep telefonuna çağrı atmak suretiyle rahatsız ettiği gerekçesiyle cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, sanığın savunmasında, katılanın eşi olan ve yargılama aşamasında şikayetinden vazgeçen mağdur ... ile olay öncesinde birlikteliklerinin olduğunu, katılan ...'ı da Naciye'nin kardeşi olarak bildiğini,
hatta Naciye'nin oğlu ile birlikte kendi evine geldiğinde birlikte birçok fotoğraf çektirdiklerini ve bunları dosyaya sunabileceğini, kendisinin Naciye'ye düzenli olarak para verdiğini ancak bu paraya vermeyi bırakınca kendisinden şikayetçi olduklarını belirtmesi karşısında, katılanın, sanığnın kendisinin huzur ve sükununu ısrarla ne şekilde bozduğu yönünde ayrıntılı ifadesinin alınması ve sanık ile şikayetçinin iletişim tespit kayıtlarının getirtilmesi suretiyle sanığın hukuki durumu tayin edilmeden ve kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun ne şekilde oluştuğu açıklanıp, hükme esas alınan deliller açıkça gösterilmeden,
yetersiz gerekçeyle sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,
Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2015/12585, K. 2016/464, 13 Ocak 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama