KÜNYE
18. Ceza Dairesi 2015/16112 E., 2016/2532 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Şubat 2016
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Konut dokunulmazlığının ihlali
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
326 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
Sanığa yükletilen konut dokunulmazlığının ihlali eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
TCK'nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin düzenleme, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararıyla iptal edilmiş ise de, infaz aşamasında resen dikkate alınabileceğinden bu hususun bozmayı gerektirmediği,
Sanığın adli sicil kaydında yer alan açıklanması geri bırakılan hükümle ilgili olarak CMK'nın 231/11. maddesi gereğince işlem yapılmak üzere mahkemesine ihbarda bulunulabileceği,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
1- Sanığın, mağdurların konutuna girme şeklinde gerçekleşen eyleminin, tek suç oluşturduğu gözetilmeden, birden fazla kişiye karşı işlendiği gerekçesiyle TCK’nın 43/2. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükmü uyarınca cezanın artırılması,
2- Sanığın adli sicil kaydındaki mahkumiyetlerden; adli para cezalarının CMUK’nın 305. maddesine göre kesin nitelikte olması; 647 sayılı Kanuna göre erteli para cezasının da kesinleşmesinden itibaren 6 yıl sürenin geçmesi karşısında tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık ...'ın temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu hususlar yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktaları, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesi uyarınca, tebliğnamedeki isteme uygun olarak;
Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2015/16112, K. 2016/2532, 11 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama