KÜNYE
18. Ceza Dairesi 2015/19672 E., 2017/7358 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Haziran 2017
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
- Hükümler
- Mahkumiyet
Karar Metni
350 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, Anayasanın 40/2, CMK’nın 232/6 ve 34/2 ile 1412 sayılı CMUK’nın 310. maddeleri gereğince, kararda başvurulacak kanun yolu, süresi, mercii ve şeklinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiği halde, sanığın yüzüne karşı verilen kararda, temyiz süresinin kararın “tefhiminden” itibaren başlayacağının belirtilmesi yerine, “tefhim ve tebliğden” itibaren başlayacağının belirtilmesi suretiyle yanılgı oluşturulduğu,
bu haliyle tefhimin yukarıda anılan Kanun maddelerinde öngörülen yöntemlere uygun olarak yapılmadığının anlaşılması karşısında, temyizin süresinde olduğu kabul edilmekle birlikte, temyiz isteğinin reddi kararının kaldırılmasına karar verilerek, dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede ;
Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında TCK'nın 58. maddesi uygulanmamış, hakaret eyleminin polis merkezinin neresinde gerçekleştiği kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilip, sonucuna göre sanık hakkında TCK’nın 125/4. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiği gözetilmemiş ise de; aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
TCK'nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun, uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması,
Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2015/19672, K. 2017/7358, 7 Haziran 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama