İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /18. Ceza Dairesi

YARGITAY · 18. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2015/21731 K.2016/12326

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre ve sanık ... hakkında, hakaret suçundan açılan kamu davası hakkında zamanaşımı içinde hüküm kurulabileceği ve yasa yoluna konu bir hükmün de…

Esas2015/21731Karar2016/12326Tarih6 Haziran 2016Okuma6 dk · 1.126 kelime

KÜNYE

18. Ceza Dairesi 2015/21731 E., 2016/12326 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
6 Haziran 2016
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Suçlar
Tehdit, hakaret, görevi yaptırmamak için direnme
Hüküm
Mahkumiyet
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.126 kelime·6 dk okuma

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre ve sanık ... hakkında, hakaret suçundan açılan kamu davası hakkında zamanaşımı içinde hüküm kurulabileceği ve yasa yoluna konu bir hükmün de bulunmadığı anlaşılmakla, dosya görüşüldü:

Temyiz isteklerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

1) Sanık ... hakaret ve tehdit suçlarından; sanık ... hakkında tehdit suçundan; sanıklar ... ve ... hakkında tehdit suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;

Sanıklar ...'a yükletilen tehdit ve hakaret; sanıklar ...'a ve ...'e yükletilen tehdit eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,

Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,

Sanıkların tehdit suçunu birden fazla kişi ile birlikte işlemiş olmalarına karşın TCK'nın 106/2-c gereğince hüküm kurulması gerektiği gözetilmeyerek, eksik cezaya hükmolunmuş ise de aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,

Anlaşıldığından sanıklar ..., ... ve ...'in ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

2) Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kamu görevlisine karşı görevi yaptırmamak için direnme suçundan; sanık ... hakkında hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından kurulan hükümlerin temyizine gelince;

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.

Ancak;

a) Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında kamu görevlisine karşı görevi yaptırmamak için direnme suçu yönünden yapılan incelemede;

Görevi yaptırmamak için direnme suçuyla korunan hukuki yarar, kamu idaresinin güvenilirliği ve işleyişi olup; bu suçta, kamu faaliyetlerine kişilerin saygı göstermelerinin sağlanması ve kamu görevlerinin yerine getirilmesini dolayısıyla da kamu görevini yerine getirenleri engellemeye yönelik fiillerin önüne geçilmesi amaçlanmıştır.

Bunun dışında, kendisine verilen görevi yerine getirmekte olan kamu görevlisine karşı cebir veya tehdit fiili gerçekleştirilmiş bulunulması durumunda görevli memurların, bireysel özgürlüğü ve beden bütünlüğünü de korunmaktadır. Maddede düzenlenen görevini yaptırmamak için direnme suçu, seçimlik hareketli bir suç olup kamu görevlisinin görevini yapmasını engellemek amacıyla, cebir veya tehdit kullanılması ile suç oluşmaktadır.

Bu suçun oluşabilmesi için, öncelikle engellenmek istenen işin o kamu görevlisinin görevine giriyor olması zorunludur. Kamu görevlisinin kendisine verilen görevi yerine getirmesini engellenmesine karşı yasal düzenlemeyle görevli memura yönelik koruma sağlamaktadır. TCK cebir terimi maddi ve manevi zorlamayı içermektedir.

Maddi cebir yaralama suçu oluşturacak şekilde bir şiddet içerdiği, şiddetin de bireye yönelik fiziksel güç kullanılması olarak tanımlandığı kabul edilmektedir. TCK 265/1. maddesinde tanımlanan cebir öğesi, görevini yerine getirmeye çalışan kamu görevlisine karşı fiziki güç kullanılmasıdır. Cebrin sınırı, kasten yaralama suçunun temel şekli veya daha az cezayı gerektiren hâli kapsamında olmalıdır.

Cebirle, kasten yaralamanın neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerine sebebiyet verilirse, fail ayrıca bu suçtan da beşinci fıkra uyarınca cezalandırılacaktır. Cebir veya tehdidin alenî olması şart değildir. Bu manada cebir ve tehdit, kamu görevlisinin görevini yerine getirmesini engellemeye elverişli, doğrudan kamu görevlisine yönelik ve ortadan kaldırılmadığı sürece göreve devam edilmesine engel olan güç kullanılmasını ifade eder. Bu açıklamalar çerçevesinde,

i) Sanık ... yönünden; 27/06/2010 tarihli olay yakalama ve muhafaza altına alma tutanağında sanığın sadece kolluk görevlilerine karşı hakaret eyleminde bulunduğuna dair tespite yer verildiği, yargılamanın aşamalarında dinlenen ve olay günü görevli olan polislerin ifadelerinde, sanığın cebir ya da tehdit kullandığına dair somut bir isnada yer vermedikleri, sadece soyut olarak mukavemette bulunduklarını ifade etmeleri, sanığın değişmeyen savunmalarında üzerine atılı suçu kabul etmediğinin anlaşılması karşısında, sanığın hangi görevi yaptırmamak için ne şekilde direndiği, delillere dayalı alarak açıklanmadan, sanık hakkında yazılı şekilde hüküm kurulmak suretiyle CMK'nın 230/1-b maddesine aykırı davranılması,

ii) Sanık ... yönünden; 27/06/2010 tarihli olay yakalama ve muhafaza altına alma tutanağında sanığın, elinde bıçak ile koşarak kavga ettiği karşı gruba saldırdığı, şahsın engellenerek polislerce yakalanmaya çalışıldığı sırada, dur ihtarına uymayarak tekrar parka doğru kaçtığı ve elinde bulunan bıçağı çimlerin üzerine attığı, sonrasında etkisiz hale getirildiğinin tespit edildiği, yargılamanın aşamalarında dinlenen mağdur ... ve ...'m bu hususu doğruladığı, sanığın değişmeyen savunmalarında üzerine atılı suçu kabul etmediğinin anlaşılması karşısında, sanığın hangi görevi yaptırmamak için ne şekilde direndiği, delillere dayalı alarak açıklanmadan, sanık hakkında yazılı şekilde hüküm kurulmak suretiyle CMK'nın 230/1-b maddesine aykırı davranılması,

iii) Sanık ... yönünden.

27/06/2010 tarihli olay yakalama ve muhafaza altına alma tutanağında sanığın, polislere hitaben “sizinle savcılıkta görüşeceğiz” şeklinde sözler sarf ettiğinin belirtildiği, mağdur polis ...'nun 24/06/2010 tarihli, mağdur polis ...'un ise 29/06/2010 tarihli kolluk ifadelerinde, sanığın kavga sırasında grup içinden alındığı sırada bu şekilde söz sarf ettiğini ifade ettikleri, buna karşın mağdur polis ...'nun 29/06/2010 tarihli, mağdur polis ...'ın ise 24/06/2010 tarihli kolluk ifadelerinde sanığın polislere hitaben “sizin adreslerinizi alıp bunun hesabını size soracağız” şeklinde tehditte bulunduğunu ifade etmeleri,

mağdurlar ... ve ...'in ifadelerinde belirttiği bu hususa, 24/06/2010 tarihli tutanakta yer verilmediği, bu tutanağın aynı zamanda bu mağdurlar tarafından da imzalandığı, aynı olay içerisinde bulunan mağdurların beyanları arasında tutarlılık bulunmadığı, sanığın değişmeyen savunmalarında suçlamayı kabul etmediğinin anlaşılması karşısında, mahkemece mağdurların beyanları arasındaki çelişki giderilerek, olay tutanağının mağdurlara açıklattırılması,

direnme suçunda aranan cebir ya da tehdit unsurunun ne şekilde oluştuğunun şüpheye mahal bırakılmayacak şekilde tespit edilmesi ve sanığın hangi görevi yaptırmamak için direndiği kararda tartışılması gerekirken, yetersiz gerekçeyle sanık hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması,

b) Sanık ... hakkında kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçu yönünden yapılan incelemede;

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2012/6-1307 esas ve 2013/151 sayılı kararında açıklandığı üzere, soruşturma aşamasında elde ettiği delillerden ulaştığı sonuca göre iddianameyi hazırlamakla görevli iddia makamı, düzenlenen iddianame ile CMK'nun 225/1. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasının sınırlarını belirlemektedir.

Bu bakımdan iddianamede, yüklenen suçun unsurlarını oluşturan fiil/fiillerin nelerden ibaret olduğunun hiçbir tereddüte yer bırakmayacak biçimde açıklanması zorunludur. Böylelikle sanık; iddianameden üzerine atılı suçun ne olduğunu hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde anlamalı, buna göre savunmasını yapabilmeli ve delillerini sunabilmelidir. Bu itibarla yapılan incelemede, sanık hakkında hakaret suçuna yönelik usulüne uygun olarak açılmış bir davanın bulunmadığının anlaşılması karşısında, iddianamede yer verilmeyen eylemden dolayı sanık hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması,

Kabule göre de;

c) 27/06/2010 tarihli olay yakalama ve muhafaza altına alma tutanağında Sanık ...'un, elinde bıçak ile koşarak kavga ettiği karşı gruba saldırdığı, şahsın engellenerek polislerce yakalanmaya çalışıldığı sırada, dur ihtarına uymayarak tekrar parka doğru kaçtığı ve elinde bulunan bıçağı çimlerin üzerine attığının tespiti karşısında, direnme suçunun silahtan sayılan bıçak ile ne şekilde işlendiğinin kararda açıklanmaması,

d) Sanıklar hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan hüküm kurulurken, önce temel cezanın belirlenmesi, zincirleme suç hükmüne dair TCK'nın 43. maddesinin ise belirlenen temel ceza üzerinden uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,

e) TCK’nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin düzenleme, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararıyla iptal edilmiş olmasına karşın, sanık ... hakkında uygulanma olanağı bulunmayan bu madde gereğince hak yoksunluğuna hükmolunması,

SONUÇ / HÜKÜM

Kanuna aykırı ve sanıklar ..., ..., .... ve ...'in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye kısmen aykırı olarak, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas mahkemesine gönderilmesine, 06/06/2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2015/21731, K. 2016/12326, 6 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
18. Ceza Dairesi
Esas No
2015/21731
Karar No
2016/12326
Tarih
6 Haziran 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2015/21732 K.2016/12622
  • Yargıtay 22. Ceza Dairesi E.2015/21755 K.2016/10828
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2015/21757 K.2016/12612
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2015/21769 K.2016/15716
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2015/21779 K.2016/12195
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2015/21782 K.2016/12196

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.