KÜNYE
18. Ceza Dairesi 2015/22736 E., 2016/7995 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Nisan 2016
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Görevi yaptırmamak için direnme
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
326 kelime·2 dk okuma
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre, hükmü temyiz hakkının kişiye bağlı hak olması sebebiyle sanığın vasisine yapılan tebliğin yeterli olmadığı, sanığın öğrenme üzerine yaptığı temyizin geçerli bir temyiz talebi olduğu değerlendirilmekle tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmeyerek yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle, ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin, sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
1- Mükerrir sanık hakkında, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, infazı kısıtlar biçimde denetimli serbestlik tedbirinin süresinin de belirlenmesi,
2- Anayasa Mahkemesi’nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının uygulanması zorunluluğu,
Kanuna aykırı ve sanık ... Kaynakçı temyiz iddiaları bu nedenle yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte yanılgı olduğundan, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi delaletiyle 1412 sayılı Kanunun 322. maddesi uyarınca,
1- Hükümde 53. maddenin uygulanmasına ilişkin kısımda yer alan "b" ve "seçme, seçilme ve diğer siyasi hakları kullanmaktan" ibarelerinin çıkartılması,
Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2015/22736, K. 2016/7995, 18 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama