KÜNYE
18. Ceza Dairesi 2015/22805 E., 2016/11547 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mayıs 2016
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Görev yaptırmamak için direnme, hakaret
- Hükümler
- Mahkumiyet
Karar Metni
397 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre dosyadaki kanıtlara, mahkemenin takdirine göre, sanık hakkında CMK'nın 231. maddesinin uygulanmamasında isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bu yönde bozma isteyen düşünceye iştirak edilmeksizin ve görevi yaptırmamak için direnme suçunda TCK'nın 265/3. maddesi uyarınca ceza artırılırken "Suçun, kişinin kendisini tanınmayacak bir hâle koyması suretiyle veya" şeklindeki ibare eklenmiş ise de sonuca etkili bulunmayan bu yanlışlığın yerinde düzeltilebileceği kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Sanığın direnme eylemini birden fazla görevliye karşı gerçekleştirmesi nedeniyle, hakkında TCK'nın 43/2. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmemiş ve adli sicil kaydında tekerrüre esas hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, TCK’nın 58. maddesi uygulanmamış ise de, karşı temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
a- TCK'nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması,
b- TCK'nın 53/l-(c) maddesindeki hak yoksunluğunun sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye aykırı olarak, 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesi uyarınca;
Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2015/22805, K. 2016/11547, 26 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama