KÜNYE
18. Ceza Dairesi 2015/30490 E., 2016/16984 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Kasım 2016
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hakaret
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
288 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, yapılan incelemede;
1- CMK’nın 193/1. maddesinde yazılı olup, savunma hakkı yanında yargılama yönteminin temel ilkelerinden olan “doğrudan doğruyalık, vasıtasızlık ve yüzyüzelik” ilkelerinin gerçekleştirilmesi amaçlarına yönelik olan; "hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılamaz" hükmüne uyulmayarak sanığın savunması alınmadan hüküm kurulması,
2- Hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir.
Oluşa uygun mahkeme kabulüne göre, sanığın mağdur infaz koruma memurlarına yönelik tepki olarak söylediği "siz kimsiniz lan” şeklinde kaba hitap tarzı niteliğindeki sözlerinin, mağdurların onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması nedeniyle hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden mahkumiyet kararı verilmesi,
3- Kabule göre de;
a) Suçun, aleni olmayan ceza infaz kurumunda işlenmesine rağmen, TCK'nın 125/4. maddesinin uygulanması,
b) Tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında TCK'nın 58. maddesinin uygulanmaması,
Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2015/30490, K. 2016/16984, 2 Kasım 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama