KÜNYE
18. Ceza Dairesi 2015/33350 E., 2016/2684 K.·Karar
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Şubat 2016
Karar Metni
340 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
İşyeri dokunulmazlığını ihlal etme suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 02/02/2015 tarihli ve 2015/15462 soruşturma. 2015/10470 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik müşteki tarafından yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul 4. Sulh Ceza Hakimliğinin 27/03/2015 tarihli ve 2015/1575 değişik iş sayılı kararının kanun yararına bozulması talebini içeren Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16.09.2015 gün ve 261714 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi:
İstem yazısında: “Dosya kapsamına göre. şüpheli hakkında kamu davası açmaya yeterli delil bulunmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 160. maddesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar.
Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için. emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür." şeklindeki düzenleme karşısında.
Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, müşteki tarafından verilen 13/01/2015 tarihli ifadede. ...'ın girdiği depoda şirketlerine ait 2010, 2011, 2012, 2013 yıllarına ait yevmiye, kebir envanter defterleri , gelir gider faturaları ve diğer muhasebeye esas kolilerin olmadığını belirttiği, tanıklar Hüseyin Demirkıran ve Metin Kebapcı'nın da şüpheli Hasan'ın depoda bulunan bir kısım kolileri araca koyduğunu belirttikleri nazara alındığında, şüpheli hakkında hırsızlık suçundan dolayı da şikayetçi olunması karşısında, bahse konu belgelerin bulunması amacıyla herhangi bir araştırma yapılmadığı gözetilmeden itirazın kabulü yerine,
yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2015/33350, K. 2016/2684, 15 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama