İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /18. Ceza Dairesi

YARGITAY · 18. CEZA DAİRESİ

İçtihat MetniKARAR

Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2015/33553 K.2016/725

Hakaret suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda, sanığın mahkumiyetine dair Bakırköy 7. Sulh Ceza Mahkemesi'nce verilen 28.09.2012 tarih ve 2008/435 Esas 2012/2610 Karar sayılı hükmün, sanık tarafından temyizi üzerine,

Esas2015/33553Karar2016/725Tarih18 Ocak 2016Okuma6 dk · 1.234 kelime

KÜNYE

18. Ceza Dairesi 2015/33553 E., 2016/725 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Ocak 2016
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.234 kelime·6 dk okuma·3 bölüm

Hakaret suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda, sanığın mahkumiyetine dair Bakırköy 7. Sulh Ceza Mahkemesi'nce verilen 28.09.2012 tarih ve 2008/435 Esas 2012/2610 Karar sayılı hükmün, sanık tarafından temyizi üzerine,

Dairemizin 17.09.2015 tarih ve 2015/5326 Esas 2015/5677 Karar sayılı kararıyla;

"Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;

Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;

Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,

Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,

Anlaşıldığından, sanık ...'nin ileri sürdüğü nedenler ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA" karar verilmiştir.

I- İTİRAZ NEDENLERİ

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12/11/2015 tarih ve 2012/275107 sayılı yazısı ile;

Başsavcılığımızca yapılan değerlendirmede onama kararının yerinde olmadığı düşünmekteyiz. Suçun subüt bulduğu hususunda bir tereddütümüz yoktur. Ancak, hakaret suçunda zincirleme suç hükümlerinin iki kez uygulandığı durumda yapılacak ikinci artırımın hangi ceza üzerinden yapılması gerektiği hususunda Yüksek Daireden farklı düşündüğümüzden bu hususta itirazımız bulunmaktadır.

Şöyle ki;

Bir başka suçtan mahkum olan sanık bu ceza sebebiyle beslediği husumet sonucunda mahkumiyet kararını veren mahkeme heyetine onur, şeref ve saygınlığı rencide edecek sözler içeren birden fazla mektup göndererek atılı hakaret suçunun işlenmesi şeklinde gerçekleşen olayda, sanığın eylemine uyan TCK'nın 125/3-5. maddesi uyarınca cezalandırılmasına bu cezanın TCK'nın 43/2. maddesi uyarınca artırılmasına, arttırılan bu cezanında aynı Kanunun 43/1. maddesi gereğince yeniden arttırılarak mahkumiyetine karar verilmiştir.

Kurul halindeki kamu görevlilerine karşı işlenen hakaret suçunda karşılık bulan TCK'nın 125/5. maddesi "Kurul hâlinde çalışan kamu görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret edilmesi hâlinde suç, kurulu oluşturan üyelere karşı işlenmiş sayılır. Ancak, bu durumda zincirleme suça ilişkin madde hükümleri uygulanır." demektedir.

Bu maddenin atıf yaptığı zincirleme suça ilişkin hükümler TCK'nın 43. maddeside " (1) Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır. Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır. (2) Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır. (3) Kasten öldürme, kasten yaralama, işkence, ... ve yağma suçlarında bu madde hükümleri uygulanmaz." şeklindedir.

Buna göre; kurul halinde çalışan kamu görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret edilmesi hâlinde TCK'nın 125/3. maddesi uyarınca verilecek ceza aynı maddenin 5. fıkrası gözetilerek zincirleme suç hükümleri ve TCK'nın 43/2. maddesine göre 1. fıkrada belirtilen oranlarda artırılacaktır. Bu durumda uygulanacak ceza birden fazla kamu görevlisine aynı anda hakaret edilmesi halinde uygulanacak ceza ile aynı olacaktır.

Somut olayımızda olduğu gibi kurul halinde çalışan kamu görevlilerine veya birden fazla kişiye aynı anda hakaret edildikten sonra aynı olay sebebiyle ayrıca farklı zamanda da aynı kurul veya kişilere hakaret edilmesinde durumunda TCK'nın 43. maddesinde yer bulan zincirleme suçun iki halinin de ihlal edilmesi durumu ortaya çıkacaktır. Bu durumda ortaya çıkan sorun uygulanacak cezada zincirleme suç hükümlerine göre yapılacak ikinci artırımın yani eylemin birden fazla kez işlendiği anda yapılacak artırımın temel ceza ceza üzerinde mi yoksa TCK'nın 43/2. maddesinin uygulaması sonrasında bulunan ceza üzerinden mi yapılacağı hususunda olacaktır.

TCK'nın 431/1. maddesinde ki biçimde bir suçun değişik zamanlarda bir kişiye karşı işlenmesi durumunda bir cezaya hükmedilip bu ceza maddede belirtilen oranda artırılacaktır.

Yine TCK'nın 43/2. maddesinde yazılı aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanacağı belirtilmiştir. Buna göre 43. maddenin ikinci fıkrasına uyan şekilde zincirleme durum varsa aynı maddenin birinci fıkrasına göre belirlenen biçimde artırım temel ceza üzerinden yapılacaktır.

Kanunun, zincirleme suçu ilişkin halleri aynı maddenin iki ayrı fıkrasında göstermesinin uygulanacak cezanın sanığın en aleyhine olacak şekilde belirlenmesi yolunu açmamıştır. TCK'nın 43/1. maddesinin birinci fıkrasında zincirleme halde yapılacak artırımın suç için öngörülen ceza üzerinden yapılacağı belirtildiğine göre iki farklı zincirleme durumun ortaya çıktığı durumlarda artırımın üzerinden tekrar artırımın yapılması sanığın aleyhine sonuç doğuracağı açıktır.

Nitekim Yüksek 4. Ceza Dairesi de benzer olaylarda bu düşüncemize uygun kararlar vermiştir.

Örneğin Yüksek 4. Ceza Dairesi 02/12/2013 tarih ve 2012/13694 E. 2013/30247 K. sayılı ilamında "Sanığın mağdurları aynı sözle ve ayrıca farklı zamanlarda tehdit etmesi nedeniyle TCK’nın 43/1-2. maddesi iki kez uygulanırken, her iki artırımın da temel ceza üzerinden yapılması gerektiği gözetilmeyerek, fazla ceza tayin edilmesi, ..." şeklinde karar vererek TCK'nın 43/1-2. maddesinin aynı anda ihlalinde her iki artırımın temel ceza üzerinden yapılması gerektiğine işaret etmiştir.

Bizde zincirleme suçun iki halinin bulunduğu durumda yani aynı suçun birden fazla kişiye birden fazla kez işlenmesi durumunda ve ikinci zincirleme suç sebebiyle TCK'nın 43/1. maddesi uyarınca yapılacak artırımın temel ceza üzerinden yapılması gerektiğini düşünmekteyiz.

Kanunun, kurul halinde bulunan kamu görevlilerine hakaret suçunun işlenmesi durumunu TCK'nın 43/2. maddesinde yazılı aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumu şeklinde öngörmesi karşısında kurul halindekilere işlenen hakaret suçundaki uygulamanın aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi şeklindeki zincirleme suçundaki uygulamadan farklı olmaması gerekmektedir.

Olayımız da olduğu gibi TCK’nın 43/1-2. maddesi iki kez uygulanırken, her iki artırımın da temel ceza üzerinden yapılması gerektiğinin gözetilmemesi bozma nedeni olduğunu düşünmekteyiz.

Bu açıklamalar doğrultusunda;

2015/5677 Karar sayılı "Onama" kararının CMK'nın 308. maddesi uyarınca yeniden incelenerek kaldırılıp kararın "Bozulmasını" istemek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ VE İSTEM

Yukarıda açıklanan gerekçelerle Yüksek Dairenizin 17/09/2015 gün ve 2015/5326 Esas, 2015/5677 Karar sayılı ilamının yeniden incelenerek "Onama" kararının kaldırılması, inceleme konusu Bakırköy ( Kapatılan) 7. Sulh Ceza Mahkemesinin 28/09/2012 gün ve 2008/435 E. 2012/2610 K. sayılı hükmünün " Kurul halinde çalışan kamu görevlilerine birden fazla hakaret etmesi nedeniyle TCK’nın 43/1-2. maddesi iki kez uygulanırken, her iki artırımın da temel ceza üzerinden yapılması gerektiği gözetilmeyerek, fazla ceza tayin edilmesi, " yasaya aykırı olduğundan bozulmasına karar verilmesi, eğer itiraz yerinde görülmez ise dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi itirazen arz ve talep olunur”, isteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü:

II- İTİRAZIN KAPSAMI

İtiraz, hakaret suçunda, TCK'nın 43/1 ve 43/2. maddelerinin ayrı ayrı uygulanacak olması durumlarında, ikinci artırımın temel ceza üzerinden mi yoksa ilk artırım üzerinden mi yapılması gerektiğine ilişkindir.

III- KARAR

Dosyanın incelenmesinde;

Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nin, 22.12.2005 tarihli kararı ile, adam öldürme suçuna iştirak etmekten hapis cezasına çarptırılan ve 07.02.2007 tarihinde de bu cezası Yargıtay tarafından onanan sanığın, Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesi'ne hitaben yazdığı, 23.07.2007 ve 13.08.2007 tarihli iki ayrı dilekçeyle, adı geçen Mahkeme heyetine hakarette bulunduğu olayda, eylemlerin, birden fazla mağdura yönelik ve birden fazla kez gerçekleştirilmiş olması nedeniyle, hakaret suçundan belirlenen temel cezanın, önce TCK'nın 43/2. maddesi delaletiyle aynı Kanunun 43/1. maddesine göre artırıldığı, bu artırım üzerinden de yine aynı Kanununu 43/1. maddesine göre ikinci artırım yapılarak sonuç cezanın belirlendiği anlaşılmıştır.

Ceza Kanunumuz sistematiğinde, cezada birden fazla artırım öngörülen hallerde, ilk artırımdan sonra yapılacak ikinci artımın, temel ceza üzerinden hesaplanıp, ilk artırımın üzerine eklenmesiyle sonuç cezanın belirlenmesi biçiminde bir uygulamanın bulunmadığı, bu durumlarda, diğer tüm ceza hesaplamalarında olduğu gibi, temel ceza üzerinden yapılacak ilk artırımdan sonra belirlenen ceza üzerinden ikinci artırımın yapılarak sonuç cezanın hesaplanması gerektiği gözetilerek;

Dairemizin 17.09.2015 tarih ve 2015/5326 esas 2015/5677 sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın itirazları yerinde görülmediğinden REDDİNE, 6352 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanunun 308. maddesinin 3. fıkrası gereğince itirazı incelemek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kurulu'na GÖNDERİLMESİNE, 18.01.2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2015/33553, K. 2016/725, 18 Ocak 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I- İtiraz Nedenleri
  4. Iı- İtirazın Kapsamı
  5. Iıı- Karar
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
18. Ceza Dairesi
Esas No
2015/33553
Karar No
2016/725
Tarih
18 Ocak 2016

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2015/33556 K.2016/2065
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2015/33556 K.2016/1841
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2015/33559 K.2016/658
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2015/33559 K.2016/597
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2015/33560 K.2016/1735
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2015/33561 K.2016/370

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.