KÜNYE
18. Ceza Dairesi 2015/39746 E., 2017/8757 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2017
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Suç
- Kişilerin huzur ve sükununu bozma
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
334 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu ile korunan hukuki yarar kişi özgürlüğünün korunması ve bireyin, psikolojik ve ruhsal bakımdan rahatsız edilmemesi ve yaşamını sağlıklı bir şekilde sürdürmesi olarak tanımlanmaktadır. Bu suçun oluşabilmesi için, kanun metninde yazılı bulunan telefon etme, gürültü yapma ya da aynı maksatla, hukuka aykırı bir davranışta bulunması bir kez yapmasının yeterli olmadığı, eylemin ısrarla tekrarlanması süreklilik arz etmesi ve sırf kişilerin huzur ve sükununu bozma saiki ile işlenmesi gerekmektedir.
Yargılamaya konu somut olayda ise, katılanın apartmandan çıkarılması yönünde karar alınmasından sonra katılanın ikamet ettiği apartmandaki dairenin elektriğinin ve suyunun bina yöneticisi olan sanığın talimatı ile kesildiğinin kabulü karşısında, TCK'nın 123. maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun unsurlarının ne şekilde gerçekleştiği ve sanığın kastının ne şekilde sırf huzur ve sükunu bozma saiki olarak kabul edildiği yöntemince açıklanmadan, eksik araştırma ve yetersiz gerekçeyle sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,
2) Kabule göre de;
a) Suça konu eylem nedeniyle somut (maddi) bir zarar tespitinin bulunmaması, mağdurun uğradığı manevi zararın da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasına engel teşkil etmemesi ve katılanın duruşma sırasında zararı olduğunu beyan etmesine karşın, sanığa zararı gidermek isteyip istemediğinin sorulmaması karşısında, “mağdurun zararını tamamen gidermemiş olması” biçimindeki kanuni olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
b) Daha önce hapis cezasına mahkûmiyeti bulunmayan 65 yaşından büyük sanık hakkında hükmolunan 2 ay 15 gün hapis cezasının, TCK’nın 50/3. maddesi uyarınca, aynı maddenin birinci fıkrasında belirtilen seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi zorunluluğunun gözetilmemesi,
Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2015/39746, K. 2017/8757, 12 Eylül 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama