KÜNYE
18. Ceza Dairesi 2015/497 E., 2015/1015 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mayıs 2015
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Hakaret, tehdit, kasten yaralama
- Hükümler
- Mahkumiyet, beraat
Karar Metni
339 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, yapılan incelemede;
1-Sanık ...'ya yükletilen hakaret ve kasten yaralama, sanık ...'ya yükletilen hakaret eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Hakaret suçundan hüküm kurulurken tercih edilen seçimlik hapis cezası TCK'nın 50/2. maddesine aykırı biçimde adli para cezasına çevrilmiş, TCK’nın 129/1. maddesinin tatbiki sırasında sanıklar hakkında ¾ oranında indirim yapılmış ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşıldığından, sanıklar ... ile ... müdafilerinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
2-Sanık ... hakkında tehdit suçundan verilen beraat hükmünün temyizine gelince;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Tehdit fiilinin, kişinin ruh dinginliğini bozan, iç huzurunu, bilinç ve irade özgürlüğünü ihlal eden bir olgu olduğu, fiilin mağdur üzerinde ciddi bir korku yaratabilmesi açısından sonuç almaya objektif olarak elverişli, yeterli ve uygun olması gerektiği, ayrıca tehdidin somut olayda muhatap üzerinde etkili olmasının şart olmadığı, bu nedenle mağdurun korkup korkmadığının araştırılması gerekmemektedir.
Somut olayda sanığın, katılan ...'yi ölümle tehdit ettiğinin kabul edilmesi karşısında, bu sözlerin objektif olarak korkutucu nitelikte olduğu gözetilmeden, "taraflar arasında daha öncesi ve olay aşamasında öldürmeyi gerektirir husumetin bulunmadığı, söylenen sözlerin katılan üzerinde ciddi şekilde korku ve endişe yaratacak uygunluk, elverişlilik ve yeterlilikte bulunmadığı, katılanın ruh dinginliğini bozacak nitelikte olmadığı" biçimindeki Yasal olmayan gerekçeyle beraat kararı verilmesi,
Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2015/497, K. 2015/1015, 5 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama