KÜNYE
18. Ceza Dairesi 2016/11910 E., 2019/1381 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ocak 2019
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hakaret
- Hükümler
- Beraat
Karar Metni
264 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
5187 sayılı Basın Kanunu'nun 26. maddesinin 1 ve 2. fıkralarında: “Basılmış eserler yoluyla işlenen veya bu Kanunda öngörülen diğer suçlarla ilgili ceza davalarının bir muhakeme şartı olarak, günlük süreli yayınlar yönünden dört ay, diğer basılmış eserler yönünden altı ay içinde açılması zorunludur.
Bu süreler basılmış eserlerin Cumhuriyet Başsavcılığına teslim edildiği tarihten başlar. Basılmış eserlerin Cumhuriyet Başsavcılığına teslim edilmemesi halinde yukarıdaki sürelerin başlama tarihi, suçu oluşturan fiilin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından öğrenildiği tarihtir. Ancak bu süreler, Türk Ceza Kanununun dava zamanaşımına ilişkin maddesinde öngörülen süreleri aşamaz.” hükümleri düzenlenmiştir.
Şikâyet konusu broşürler sebebiyle kişilik haklarına saldırıldığı iddiasına ilişkin olarak açılacak kamu davasının 5187 sayılı Kanunun 26/1. maddesinde öngörülen altı aylık hak düşürücü süre içerisinde açılması gerekmektedir. Bu sürelerin muhakeme şartı olarak kabul edildiği görülmektedir.
Somut olayda, sanıklar hakkındaki soruşturmanın 15/03/2014 tarihinde başladığı, 25/11/2014 tarihinde düzenlenen iddianamenin, mahkemece 05/12/2014 tarihinde kabul edildiği anlaşılmaktadır. Kamu davasının, öngörülen altı aylık süre içinde açılmadığı anlaşılmakla, soruşturma ve kovuşturma şartlarından olan süre şartına uyulmadığı gözetilerek, CMK'nın 223/8. maddesi gereğince kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla sanıkların beraatine karar verilmesi,
Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2016/11910, K. 2019/1381, 15 Ocak 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama