KÜNYE
18. Ceza Dairesi 2016/13162 E., 2018/12414 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2018
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Fuhuş, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
- Hükümler
- Mahkumiyet
Karar Metni
345 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- Sanığa yükletilen fuhuş eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Fuhuş suçunun mağdur sayısınca oluşacağı gözetilmemiş ise de; aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
TCK'nın 53/1-b maddesinin Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararıyla iptal edilmesinin infaz evresinde resen gözetilebileceği,
Anlaşıldığından, sanık ... (Gezen) müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2- Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan kurulan hükmün temyizine gelince; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a- İşlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını engellemek amacıyla gerçekten var olan bir kişiye ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma eyleminin TCK'nın 268. maddesinde düzenlenen "başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması" suçunu oluşturacağı;
Somut olayda; sanığın hakkında fuhuş suçundan yapılan soruşturmada, kollukta verdiği ifade ve Diyarbakır 2. Sulh Ceza Mahkemesindeki sorgusu sırasında, yakını olan .... ve ..... kızı 01.01.1991 doğumlu ....'in kimlik bilgilerini kullanmak şeklindeki eyleminin TCK'nın 268.maddesi yollamasıyla aynı yasanın 267. maddesinde düzenlenen iftira suçunu oluşturacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
b- TCK'nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesi'nin, 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı kararıyla, iptal edilmiş olması nedeniyle, uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması,
Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2016/13162, K. 2018/12414, 4 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama