KÜNYE
18. Ceza Dairesi 2016/13340 E., 2018/14934 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2018
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Konut dokunulmazlığını ihlal etme
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
274 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
TCK'nın 116. maddesinde “1-Bir kimsenin konutuna, konutunun eklentilerine rızasına aykırı olarak giren veya rıza ile girdikten sonra buradan çıkmayan kişi, mağdurun şikayeti üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
2-Birinci fıkra kapsamına giren fiillerin, açık bir rızaya gerek duyulmaksızın girilmesi mutat olan yerler dışında kalan işyerleri ve eklentileri hakkında işlenmesi hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine altı aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.” şeklinde düzenlenen konut ve işyeri dokunulmazlığının ihlali suçunun oluşabilmesi için, sanığın, rızaya aykırı olarak bir kimsenin işyerine ya da işyerinin eklentilerine girmesi veya rıza ile girdikten sonra çıkması istenilmesine rağmen işyeri ya da eklentisinden çıkmaması gerekmektedir. İşyeri dokunulmazlığının ihlali suçunun manevi öğesi genel kasıttan ibaret olup, suçun kanuni tanımındaki unsurlarının bilerek ve istenerek işlenmesini ifade eder. Suçun varlığı için amaç ve saikin önemi de yoktur.
Bu açıklamalar çerçevesinde temyize konu olay incelendiğinde, suça konu otel bahçesinin eklentilerini gösterir fotoğraf veya kroki olmadığı gibi keşif de yapılmamış olması karşısında, rızaya aykırı olarak girilen yerin hukuki niteliği belirlenip, atılı suçun unsurlarının oluşup oluşmadığı tartışılarak karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile mahkumiyet kararı verilmesi,
Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2016/13340, K. 2018/14934, 13 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama