KÜNYE
18. Ceza Dairesi 2016/13719 E., 2016/15629 K.·Karar
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2016
Karar Metni
599 kelime·3 dk okuma
Hakaret suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125/1,43/2 ve 52/2. maddeleri uyarınca 2.240,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair ...Asliye Ceza Mahkemesinin 18/11/2015 tarihli ve 2015/212 esas, 2015/548 sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07/06/2016 gün ve 229699 sayılı istem yazısıyla Dairemize gönderilen dava dosyası incelendi.
İstem yazısında; “Dosya kapsamına göre, sanığın müştekiler ...,... ve ...’a yönelik olarak sinkaflı küfür ile hakaret etmesinden ibaret somut olayda, sanığa isnat edilen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125. maddesi kapsamında kalan hakaret suçunun takibi şikâyete bağlı suçlardan olmasına nazaran, müştekiler ... ve ...’ın 07/10/2015 tarihli celsede şikâyetlerinden vazgeçtiği gözetilerek, sanık hakkında aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi hâline ilişkin 5237 sayılı Kanun’un 43/2. maddesinin uygulanma kabiliyeti bulunmadığı gözetilmeksizin yazılı şekilde fazla ceza tayininde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
Hukuksal Değerlendirme:
5237 sayılı TCK'nın 131/1. maddesinde, “Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hariç; hakaret suçunun soruşturulması ve kovuşturulması, mağdurun şikâyetine bağlıdır." hükmüne yer verildiği,
Aynı Kanun'un 73. maddesinin 4. fıkrasında ise, “Kovuşturma yapılabilmesi şikayete bağlı suçlarda kanunda aksi yazılı olmadıkça suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı düşürür." hükümleri düzenlenmiştir.
5271 sayılı CMK'nın 223. maddesinin 8. fıkrasında da, “Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı yada soruşturma yada kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir." hükmü yer almaktadır.
5237 sayılı TCK’nın “Zincirleme Suç” başlıklı 43. maddesinin 1. fıkrasında; “Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır. Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır” şeklinde zincirleme suç tanımlanmış, ikinci fıkrasında ise; “Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır” denilmek suretiyle zincirleme suçtan farklı bir müessese olan, aynı nev’iden fikri içtima kuralı düzenlenmiştir.
Türk Ceza Kanunu sistematiğinde, kural olarak yasadaki suç tanımına uygun her bir netice ayrı bir suç oluşturmasına karşın, bu kuralın istisnaları olarak, TCK’nın “suçların içtimaı” bölümünde, 42, 43 ve 44. maddelerine yer verilmiştir. Aynı nev’iden fikri içtima halinde, fiil yani hareket hukuksal anlamda tektir ve bu fiille aynı suç birden fazla kişiye karşı işlenmektedir. Bu durumda hareket tek olduğu için, fail hakkında tek bir ceza verilecek, ancak bu ceza mağdur sayısı fazla olduğu için, TCK’nın 43/1. maddesine göre artırılacaktır. (Ceza Genel Kurulunun 05/06/2012 tarih ve 15/491-219 sayılı ilamı da bu doğrultudadır.)
İncelenen somut olayda; sanık ...'ın, mağdurlar ..., ... ve ...'a yönelik olarak sinkaflı küfür ettiği, TCK'nın 131.maddesi uyarınca hakaret suçunun takibinin şikayete bağlı olduğu, mağdurlardan ... ve ...'ın 07.10.2015 tarihli duruşmada şikayetlerinden vazgeçtiği, bu suretle sanık hakkında hakaret suçundan hüküm kurulurken TCK'nın 43/2. maddesi gereğince artırım yapılması hukuka aykırı bulunmuştur.
Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2016/13719, K. 2016/15629, 10 Ekim 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama