KÜNYE
18. Ceza Dairesi 2016/3347 E., 2018/1792 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Şubat 2018
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hakaret
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
343 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer; kişilerin şeref, haysiyet ve namusu, toplum içindeki itibarı, diğer fertler nezdindeki saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleştirilmesi gerekmektedir.
Somut bir fiil ya da olgu isnat etmek veya sövmek şeklindeki seçimlik hareketlerden biri ile gerçekleştirilen eylem, bireyin onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte ise hakaret suçu oluşacaktır.
Kamu görevlileri veya sivil vatandaşlara yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir. İncelenen somut olayda.
Sanığın boşanma davasında, dosyaya sunmuş olduğu dilekçelerde karşı taraf vekili olan katılan hakkında söylediği “...davalı vekili tanıkları yönlendirirken birazda vicdanına danışsaydı da... katmasaydı olmazmıydı. Avukatlık yemini ederken doğru, dürüst ve seviyeli bir şekilde yapacaklarından yemin ederler.
Dosyadaki tüm tanıklar ifadelerinde davalının iftiraya dayalı açtığı davalarda davalıyı desteklemek için, sayın vekil avukatın da yönlendirmesiyle gerçek dışı konuşmuşlardır. Davalı vekili alacağı ücreti düşünerek etik davranmayıp davayı kazanmak adına ne olacağı belli olmayan anlamsız bu olayı da mahkemenizin duruşmasında kendisine malzeme etmiştir.
Bu davranışı da çok çirkin, fırsatçılık be paragöz olarak değerlendiriyorum.” şeklindeki ifadelerin dilekçelerin bir bütün halinde değerlendirilmesi sonucunda, katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, TCK'nın 128. maddesinde düzenlenen iddia ve savunma dokunulmazlığı kapsamında kaldığı ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yasal olmayan ve yerinde görülmeyen gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi,
Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2016/3347, K. 2018/1792, 14 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama