KÜNYE
18. Ceza Dairesi 2016/4612 E., 2018/2229 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Şubat 2018
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hakaret
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
275 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kamu görevlileri veya sivil vatandaşa yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir.
Öte yandan kendilerine belirli idari yetkiler verilmiş görevlilerin, sözlerine ve eylemlerine getirilen eleştirilere daha fazla hoşgörü göstermeleri gerektiği AİHM içtihatlarında kabul edilmektedir. AİHM, kamu görevlilerine karşı yapılmış hakaret içerikli ifadelerle ilgili bir başvuruda, başvuruya konu sözlerin, kamuoyunun söz konusu görevlinin performansına duyduğu güveni ortadan kaldırmaya yönelik gerçek bir tehlike meydana getirip getirmediğini incelemektedir.
Yargılamaya konu somut olayda; avukat olan sanığın, bir dosya ile ilgili olarak katılan hakim ile yaşadığı tartışmanın çıkış nedeni ve devamında karşılıklı olarak kullanılan sözler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, ağır eleştiri mahiyetinde olduğu ve dolayısıyla hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraatı yerine mahkûmiyetine karar verilmesi,
Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2016/4612, K. 2018/2229, 21 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama