KÜNYE
18. Ceza Dairesi 2016/6670 E., 2018/5837 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Nisan 2018
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Hakaret, kişilerin huzur ve sükununu bozma
- Hükümler
- Mahkumiyet
Karar Metni
325 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak,
1-) TCK'nın 123. maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu genel ve tamamlayıcı nitelikte bir suç olup, bu suçun oluşması için eylemin Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanmamış olması gerekmektedir. Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu ile korunan hukuki yarar kişi özgürlüğünün korunması ve bireyin, psikolojik ve ruhsal bakımdan rahatsız edilmemesi ve yaşamını sağlıklı bir şekilde sürdürmesi olarak tanımlanmaktadır.
Bu suçun oluşabilmesi için, kanun metninde yazılı bulunan telefon etme, gürültü yapma yada aynı maksatla, hukuka aykırı bir davranışta bulunulması eylemlerinin bir kez yapmasının yeterli olmadığı, eylemin ısrarla tekrarlanması, süreklilik arz etmesi ve sırf kişilerin huzur ve sükununu bozma saiki ile işlenmesi gerekmektedir.
Sanığın, gönderdiği mektuplarla katılanın huzur ve sükununu bozduğunun ve mektupların içeriğinde katılanın eşini aldattığını iddia ederek katılana hakaret ettiğinin kabul edilmesi ve hakaret suçundan hüküm kurulurken zincirleme suç hükümlerinin uygulanmış olması karşısında, sanığın kaç adet mektup gönderdiği, mektupların hangisinde hakaret içeren söylemlerin bulunduğu,
sanığın hangi eylemlerinin TCK'nın 123. maddesinde düzenlenen genel ve tamamlayıcı nitelikte olan kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu oluşturduğu ve suçun unsuru olan ısrar ögesinin ne şekilde gerçekleştiği, sanığın kastının ne şekilde sırf huzur ve sükunu bozma saiki olarak kabul edildiği yöntemince açıklanmadan, yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hükümler kurulması,
Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2016/6670, K. 2018/5837, 18 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama