KÜNYE
18. Ceza Dairesi 2016/8592 E., 2018/6777 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mayıs 2018
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Suç
- Kötü muamele
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
270 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Anayasanın 40/2, CMK’nın 232/6 ve 34/2 ile 1412 sayılı CMUK’nın 310. maddeleri gereğince, kararda, başvurulacak kanun yolu, süresi, mercii ve şeklinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiği halde, sanık hakkında, daha önce yüzüne karşı verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın itiraz süresinin, kararın “tefhiminden” itibaren başlayacağının belirtilmesi yerine, “tebliğinden” itibaren başlayacağının belirtilmesi suretiyle sanıkta yanılgı oluşturulduğu, bu haliyle tefhimin yukarıda anılan Kanun maddelerinde öngörülen yöntemlere uygun olarak yapılmadığı,
gerekçeli kararın da sanığa tebliğ edilmediği, dolayısıyla kesinleşmenin usulüne uygun olmadığı, bu suretle de denetim süresinin başlamadığı ve yeni suçun denetim süresi içerisinde işlendiğinden bahsedilemeyeceği gözetilmeden, hükmün açıklanmasına karar verilmesi,
2-Temyiz kanun yoluna tabi olup, kesinleşmesi halinde infaza verilecek ilamın açıklanacak yeni hüküm olduğu, bu nedenle yargılama sonucunda ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçe ile hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan, önceki karara yollama yapılmak suretiyle, Anayasanın 141. ve 5271 sayılı CMK'nın 34, 223 ve 230. maddelerine aykırı davranılması,
Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2016/8592, K. 2018/6777, 4 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama