KÜNYE
18. Ceza Dairesi 2016/8679 E., 2018/15492 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2018
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Fuhuş
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
341 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü. Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Cumhuriyet Savcısının CMK'nın 160 vd. maddelerine göre, yaptığı yazılı veya sözlü bir görevlendirme bulunmaksızın, bir ihbar üzerine sanığın kullandığı telefonun, kolluk görevlisi tarafından müşteri gibi arandığı, fuhuş pazarlığı yapıldığı, kolluk görevlisinin söylenen yere giderek sanıkla buluştuğu ve birlikte gazinoya girdikleri, burada garsonların yönlendirmesiyle mağdurların sanık ile kolluk görevlisinin masasına oturduğu, kolluk görevlisinin mağdurlardan birine fuhuş teklifinde bulunduğu ve teklifin mağdur tarafından kabul edilmesinden sonra polis kimliğinin açıklandığı,
ardından diğer kolluk görevlilerinin işyerine girerek kimlik tespiti yapmalarından sonra konu ile ilgili Cumhuriyet Savcısına bilgi verilerek, sanık ile diğer şahısların ifadelerinin alındığı ve tahkikat evrakının ikmalen gönderilmesi talimatının alındığı somut olayda,
Cumhuriyet Savcısının CMK'nın 160 vd. maddelerine göre, yaptığı yazılı veya sözlü bir görevlendirmesinin olmadığı, fuhuş iddiasının da sanıklar, mağdurlar, gazinoda çalışan diğer bayanlar ile gazino çalışanları tarafından doğrulanmadığı, yerleşik Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarında belirtildiği üzere, gizli soruşturma yapan adli kolluk görevlisinin hiç bir zaman kışkırtıcı ajan gibi gibi hareket edemeyeceği, önceden failde bulunmayan suç işleme kastı oluşturarak,
faili suç işlemeye azmettiremeyeceği, dolayısıyla sanığın üzerine atılı fuhuş suçunu işlediğine ilişkin, hukuka uygun yöntemlerle elde edilmiş delil bulunmadığının anlaşılması ve sanığın atılı suçlamayı reddetmesi karşısında, her türlü şüpheden uzak, kesin ve cezalandırmaya yeterli delil bulunmadığı gözetilerek sanığın beraati yerine delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi,
Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2016/8679, K. 2018/15492, 21 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama