KÜNYE
18. Ceza Dairesi 2016/912 E., 2018/820 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ocak 2018
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Kişilerin huzur ve sükununu bozma
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
287 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-) Sanığın, katılana yönelik farklı zamanlarda ve birden çok kez gerçekleştirdiği, mesaj gönderme şeklindeki suça konu eylemlerinin, TCK'nın 123. maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun “ısrar” öğesini oluşturması karşısında, zincirleme suç hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunmadığı düşünülmeden, aynı Kanunun 43/1. maddesinin uygulanması,
2-) Sanık hakkında TCK’nın 123/1, 43/1 ve 62. maddeleri uygulanırken yapılan hesap hatası nedeniyle sonuç adli para cezasının 1860 TL yerine 1720 TL olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini,
3-) Sanık hakkında tehdit ve kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarından kamu davası açıldığı, her ne kadar sanığın kişilerin huzur ve sükununu bozma eylemi uzlaşma kapsamında olup, soruşturma aşamasında taraflara uzlaşma teklifi yapılmış ise de, bu tarihte atılı TCK’nın 106. maddenin 1. fıkrasının 1. cümlesinde düzenlenmiş olan tehdit suçunun uzlaşma kapsamında olmaması ve CMK’nın 253/3. fıkrasının ikinci cümlesi dikkate alındığında soruşturma aşamasında yapılan uzlaşma teklifinin geçersiz olduğunun anlaşılması ve sanığın tehdit suçundan beraat etmesi karşısında,
TCK'nın 125/1 ve 86/2. maddelerinde düzenlenen hakaret ve yaralama suçlarının CMK'nın 253/3. maddesi uyarınca uzlaşmaya tabi hale geldiği anlaşılmakla aynı Kanunun 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma hükümlerinin uygulanması ve sonucuna göre sanığın hukuksal durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2016/912, K. 2018/820, 24 Ocak 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama