İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /18. Ceza Dairesi

YARGITAY · 18. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2017/2203 K.2017/9542

Hakaret ve adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs suçundan sanıklar ... ve ... hakkında yapılan yargılama sonucunda beraatlerine dair Bakırköy 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.03.2012 tarihli ve 2010/920 Esas,

Esas2017/2203Karar2017/9542Tarih25 Eylül 2017Okuma6 dk · 1.195 kelime

KÜNYE

18. Ceza Dairesi 2017/2203 E., 2017/9542 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
25 Eylül 2017
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.195 kelime·6 dk okuma

Hakaret ve adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs suçundan sanıklar ... ve ... hakkında yapılan yargılama sonucunda beraatlerine dair Bakırköy 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.03.2012 tarihli ve 2010/920 Esas,

2012/137 sayılı kararının temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 6352 sayılı Kanunun geçici 1 ve 2/1. maddeleri gereğince dosyanın mahkemesine iade edilmesine müteakip başlanılan yeni yargılama sonucunda adı geçen sanıklar hakkındaki kovuşturmanın ertelenmesine ilişkin anılan Mahkemenin 06.05.2014 tarihli ve 2014/33-66 sayılı kararına yönelik itirazın kabulüne ilişkin Bakırköy 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.07.2014 tarihli ve 2014/675 değişik sayılı kararının kanun yararına bozulması talebini içeren Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.12.2015 gün ve 32847 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Dairemize gönderilmekle

incelendi:

İstem yazısında: “Dosya kapsamına göre, her ne kadar merci Bakırköy 12. Ağır Ceza Mahkemesince katılanlar tarafından ileri sürülen 6352 sayılı Kanunun geçici 1 ve 2/1. maddelerinin Anayasaya aykırı olduğu iddialarının ciddi olduğu ve mahkemesince Anayasa Mahkemesine başvurularak sonucuna kadar davayı geri bırakması gerektiği gerekçesi ile itiraz kabul edilmişse de, anılan kanun maddelerinin Anayasaya aykırılık iddialarının daha önce de farklı mahkemelerce ileri sürüldüğü ve 6352 sayılı Kanunun geçici 1. maddesinin iptal başvurusunun Anayasa Mahkemesinin 04.07.2013 tarihli ve 2012/100 Esas, 2013/84 sayılı kararı ile esastan reddedildiği,

yine geçici 2/1. maddesine yönelik iptal başvurusunun da Anayasa Mahkemesinin 16.01.2014 tarih ve 2013/92 esas, 2014/6 sayılı kararı ile esastan reddedildiği cihetle Anayasanın "Anayasaya aykırılığın diğer mahkemelerde ileri sürülmesi" başlıklı, 152. maddesinin son fıkrasında, "Anayasa Mahkemesinin işin esasına girerek verdiği ret kararının Resmi Gazete'de yayımlanmasından sonra on yıl geçmedikçe aynı kanun hükmünün Anayasaya aykırılığı iddiasıyla tekrar başvuruda bulunulamaz".

6216 sayılı Kanunun "Başvuruya engel durumlar" başlıklı 41. maddesinin (1) numaralı fıkrasında ise "Mahkemenin işin esasına girerek verdiği ret kararının Resmi Gazete'de yayımlanmasından itibaren on yıl geçmedikçe aynı kanun hükmünün Anayasaya aykırılığı iddiasıyla itiraz başvurusu yapılamaz" hükümleri karşısında talep konusu kanun maddelerinin Anayasaya aykırı olduğu iddiasının tekrar ileri sürülebilmesi için geçmesi gereken on yıllık sürenin henüz geçmediği gözetilmeden itirazın yazılı gerekçe ile kabul edilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.

Hukuksal Değerlendirme;

Olağan kanun yollarından olan itiraz, 5271 sayılı CMK’nun 267 ila 271. maddeleri, arasında düzenlenmiş olup "İtiraz olunabilecek kararlar" başlıklı 267. maddesinde; "Hâkim kararları ile kanunun gösterdiği hâllerde, mahkeme kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir" şeklindeki düzenlemeye göre, kural olarak sadece hakim kararlarına karşı gidilebilecek olan itiraz yoluna, kanunlarda açıkça gösterilmiş olunması kaydıyla mahkeme kararlarına karşı da başvurulması mümkündür.

CMK’nın 270 ve 271. maddelerine göre, itiraz incelemesi kural olarak duruşmasız ve dosya üzerinden yapılacak, merci gerekli görürse Cumhuriyet savcısı, müdafii veya vekili de dinleyebilecektir. Bunun yanında merci, yazı ile cevap verebilmesi için itiraz istemini Cumhuriyet savcısı ve karşı tarafa bildirebilecek, kendisi de inceleme ve araştırma yapabileceği gibi gerekli gördüğünde bunların yapılması konusunda emir de verebilecektir.

CMK’nın itirazla ilgili yukarıda yer verilen maddelerinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yönelik itirazın yalnızca şekil yönünden inceleneceği, esasın inceleme dışı bırakılacağına dair bir düzenleme bulunmamaktadır.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu da 22/01/2013 tarih ve 2012/10-534 esas, 2013/15 sayılı kararında. “İtiraz mercii, o yer Cumhuriyet savcısının suç vasfına yönelik aleyhe başvurusu üzerine incelemesini sadece şekli olarak değil, hem maddi olay hem de hukuki yönden yapmalı, gerekli gördüğünde cevap vermesi için itirazı sanık müdafiine tebliğ etmeli ve Cumhuriyet savcısı ile sanık müdafiini dinlemeli,

yine ihtiyaç duyduğu konular varsa gerekli araştırma ve incelemeyi yapmalı ya da bunların yapılmasını sağlamalı ve bunun sonucunda da TCK'nun 191/2. maddesi gereğince verilen tedavi ve denetimli serbestlik kararının isabetli olup olmadığına karar vermelidir.” şeklindeki gerekçesiyle itirazın hem maddi hem hukuki yönden ele alınması ve her yönden hukuka uygunluğunun denetlenmesi gerektiğine karar vermiştir.

6352 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesinde, “ 31/12/2011 tarihine kadar, basın ve yayın yoluyla ya da sair düşünce ve kanaat açıklama yöntemleriyle işlenmiş olup; temel şekli itibarıyla adlî para cezasını ya da üst sınırı beş yıldan fazla olmayan hapis cezasını gerektiren bir suçtan dolayı;

a) Soruşturma evresinde, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın kamu davasının açılmasının ertelenmesine,

b) Kovuşturma evresinde, kovuşturmanın ertelenmesine,

c) Kesinleşmiş olan mahkûmiyet hükmünün infazının ertelenmesine,

karar verilir.” hükümlerine yer verilmiştir.

6352 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesi ve madde gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde, kanun koyucunun bu düzenleme ile ifade ve basın özgürlüğünü korumayı amaçladığı görülmektedir. Bireylerin basın veya sair yayın vasıtaları yoluyla ortaya koydukları düşünce açıklamaları nedeniyle suçlanmamaları ve haklarında ceza soruşturması veya kovuşturması açılmasının önlemesi amaçlanmış, ayrıca ifade özgürlüğünü ihlal iddialarına ilişkin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi nezdinde ülkemiz aleyhine açılan tazminat davalarının azaltılması öngörülmüştür.

6352 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesi uyarınca hakkında erteleme imkanı getirilen suçların bir kısmı basın ve yayın yoluyla diğer bir kısmı ise sair düşünce açıklaması yöntemiyle işlenen suçlardır.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 6. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendinde; “Basın ve yayın yolu ile deyiminden; her türlü yazılı, görsel, işitsel ve elektronik kitle iletişim aracıyla yapılan yayınlar….anlaşılır.” hükmüne yer verilmiştir. Bu tanıma göre kitle iletişim araçları vasıtasıyla işlenen ve üst sınırı 5 yılı aşmayan hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlar maddenin kapsamına girecektir. Burada suç ayrımına gidilmediği yalnızca suçun basın veya yayın yoluyla işlenmesinin yeterli olduğu görülmektedir. Basın veya yayın araçları görsel, işitsel, yazılı ve elektronik olabilecektir. Ancak bu araçlar yoluyla işlenen suçun genele açık olması diğer bir deyişle kitle iletişimine açık olması gerekmektedir.

İnceleme konusu somut olayda; sanıklar hakkında gazetede yayınlanan bir yazı nedeniyle hakaret ve adli yargılamayı etkilemeye teşebbüs suçlarından dava açılmış, yapılan yargılama neticesinde beraat kararı verilmiş, temyiz talebi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 6352 sayılı Kanun uyarınca değerlendirme yapılmak üzere dosya geri gönderilmiş, bunun üzerine yapılan yargılamada kovuşturmanın ertelenmesi kararı verilmiştir. 6352 sayılı Kanun uyarınca verilen kovuşturmanın ertelenmesi kararın yapılan itirazı değerlendiren mahkeme talebi reddetmiş ve bu hususta karar vermek üzere dosyayı Bakırköy 12.Ağır Ceza Mahkemesine göndermiştir.

Bakırköy 12.Ağır Ceza Mahkemesince yapılan değerlendirmede, 6352 sayılı Kanun kapsamında ilgili maddelerin Anayasa aykırılık teşkil ettiğine ilişkin ciddi iddialar bulunması nedeniyle itirazın kabulüne karar verilmiştir.

Yukarıda yer verilen Kanun hükümleri ve Yargıtay kararları doğrultusunda itirazı inceleyen merciin kararı hem usul hem de esas yönünden denetleyebileceği konusunda tereddüt bulunmamaktadır. Ancak, anılan kanun maddelerinin Anayasaya aykırılık iddialarının daha önce de farklı mahkemelerce ileri sürüldüğü ve 6352 sayılı Kanunun geçici 1. maddesinin iptal başvurusunun Anayasa Mahkemesinin 04.07.2013 tarihli ve 2012/100 Esas, 2013/84 sayılı kararı ile esastan reddedildiği,

yine geçici 2/1. maddesine yönelik iptal başvurusunun da Anayasa Mahkemesinin 16.01.2014 tarih ve 2013/92 esas, 2014/6 sayılı kararı ile esastan reddedildiği cihetle Anayasanın "Anayasaya aykırılığın diğer mahkemelerde ileri sürülmesi" başlıklı, 152. maddesinin son fıkrasında, "Anayasa Mahkemesinin işin esasına girerek verdiği ret kararının Resmi Gazete'de yayımlanmasından sonra on yıl geçmedikçe aynı kanun hükmünün Anayasaya aykırılığı iddiasıyla tekrar başvuruda bulunulamaz".

6216 sayılı Kanunun "Başvuruya engel durumlar" başlıklı 41. maddesinin (1) numaralı fıkrasında ise "Mahkemenin işin esasına girerek verdiği ret kararının Resmi Gazete'de yayımlanmasından itibaren on yıl geçmedikçe aynı kanun hükmünün Anayasaya aykırılığı iddiasıyla itiraz başvurusu yapılamaz" hükümleri karşısında talep konusu kanun maddelerinin Anayasaya aykırı olduğu iddiasının tekrar ileri sürülebilmesi için geçmesi gereken on yıllık sürenin henüz geçmediği gözetilmeden, yasal olmayan gerekçe ile itirazın kabulü ile Bakırköy 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 12.06.2014 tarih,

2014/33 Esas sayılı itirazın reddi kararının kaldırılmasına karar verilmesi hukuka aykırıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

Sonuç ve Karar: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, 1-) Hakaret ve adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs suçlarından sanıklar ... ile ... hakkında, Bakırköy 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.07.2014 tarihli ve 2014/675 değişik sayılı kararının, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 2-) Aynı Kanun maddesinin 4-a fıkrası gereğince, sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına, 25.09.2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2017/2203, K. 2017/9542, 25 Eylül 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
18. Ceza Dairesi
Esas No
2017/2203
Karar No
2017/9542
Tarih
25 Eylül 2017

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2017/2203 K.2017/6065
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2017/2204 K.2017/7930
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2017/2205 K.2017/8474
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2017/2205 K.2017/12118
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2017/2207 K.2017/12347
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2017/2208 K.2017/5096

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.