KÜNYE
18. Ceza Dairesi 2017/2532 E., 2019/4233 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mart 2019
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
- Hükümler
- Mahkumiyet
Karar Metni
319 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Sanığın görevi yaptırmamak için direnme eylemini birden fazla görevliye yönelik gerçekleştirmesine karşın, TCK'nın 43/2. maddesi uygulanmamış ise de, aleyhe temyiz olmadığından, TCK’nın 53/1-b maddesinin, Anayasa Mahkemesi’nin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile iptal edilmesinin infaz evresinde resen gözetilebileceğinden, bu hususlara ilişkin bozma yapılamayacağı,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri, yerinde görülmediği gibi hükümleri etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
Sanığın tekerrüre esas alınan Ankara 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/789 esas 2012/230 karar sayılı ilamının suç tarihinden sonra kesinleştiğinin anlaşılması karşısında; adli sicil kaydında yer alan Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/02/2009 tarih, 2008/785 esas 2009/78 karar sayılı ilamının tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2017/2532, K. 2019/4233, 4 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama