KÜNYE
18. Ceza Dairesi 2017/5025 E., 2019/10915 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Haziran 2019
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Müstehcenlik
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
467 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 25/10/2018 tarihli 2018/4-394 Esas ve 2018/478 sayılı Kararında belirtildiği üzere; 6763 sayılı yasa değişikliğinden önce de uzlaştırma kapsamında olan, sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararından sonra, denetim süresi içerisinde işlediği, TCK’nın 106. maddesinin 2. cümlesinde düzenlenen tehdit suçununa ilişkin olarak usulüne uygun yerine getirilmiş olan uzlaştırma işlemlerinin yenilenmesinin gerekmediğinin anlaşılması karşısında; tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmeyerek yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
TCK'nın 226/3. maddesinin ilk cümlesinde, müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünlerin üretiminde çocukları, temsili çocuk görüntülerini veya çocuk gibi görünen kişileri kullanan kişilerin cezalandırılacağı düzenlenmiş, aynı Kanun maddesinin ikinci cümlesinde de, bu ürünleri ülkeye sokan, çoğaltan, satışa arz eden, satan, nakleden, depolayan, ihraç eden, bulunduran ya da başkalarının kullanımına sunan kişilerin mahkum olacakları belirtilmiştir. Görüleceği üzere Kanun koyucu, “üretim” fiillerini ayrı, “ülkeye sokma, çoğaltma, satışa arz etme, satma, nakletme, depolama, ihraç etme, bulundurma ya da başkalarının kullanımına sunma” eylemlerini ayrı düzenleyip farklı yaptırımlara tabi tutmuştur.
TCK’nın 226/4. maddesindeki “doğal olmayan” kavramının bireylerin cinsel yaşamının içerisinde yeri olmayan, aşağılayıcı veya toplumun geneli tarafından da doğal olarak kabul edilmeyen ilişkileri tanımlamaktadır. Anal ya da oral yoldan yapılan, eşcinsel veya grup halinde bulunulan cinsel birleşmelere ait görüntüler tek başına bu kavram içerisinde değerlendirilemeyecektir.
Sanıktan ele geçirilen müstehcen içerikli materyallerde, çocukların kullanılmasının yanı sıra şiddet içerikli, doğal olmayan yollardan ve hayvanlarla cinsel ilişkiye girildiğinin de tespit edilmesi halinde sanığın eylemi, TCK’nın 44. maddesindeki fikri içtima kuralları gereğince en ağır cezayı öngören aynı Kanunun 226/3. maddesindeki suçu oluşturur.
Bu açıklamalar ışığında, sanığın iş yerinden ele geçirilen materyaller üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan raporda; hayvanlarla yapılan cinsel ilişkilere ait müstehcen görüntülerin yanı sıra "yaşı küçük olduğu tahmin edilen bir bayanın bir erkekle cinsel ilişkiye girdiği" ibaresinin bulunması karşısında, oluşan belirsizlik nedeniyle, sanığın işlettiği iş yerinde yapılan aramada ele geçirilen ve müstehcen olduğu değerlendirilen görüntülerin tamamı hakkında detaylı bilirkişi raporu aldırılarak,
bu görüntülerde çocukların kullanılıp kullanılmadığı kesin şekilde saptanıp, rapordaki belirlemeye göre sanık hakkında TCK'nın 226. maddesi fıkralarından hangisinin uygulanacağı tartışılarak karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında eksik kovuşturma sonucunda TCK'nın 226/4. maddesinden hüküm kurulması,
Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2017/5025, K. 2019/10915, 19 Haziran 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama