KÜNYE
18. Ceza Dairesi 2017/5200 E., 2019/11275 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2019
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Hakaret, tehdit
- Hükümler
- Mahkumiyet
Karar Metni
273 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A-Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Suç tarihinde uzlaşma kapsamında olmayan TCK'nın 106/1. maddesinin 1. cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun hükümden sonra 02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 6763 sayılı Kanunun 34. maddesi ile değişik CMK’nın 253/1. madde hükmü uyarınca uzlaştırma kapsamına alınmış olması karşısında; anılan Kanunun 35. maddesiyle değişik CMK’nın 254. maddesi gereğince sanık ...’ın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
B-Sanık ... hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın hakaret eylemini, katılanlar ... ve ...’ye karşı aynı suç işleme kararı kapsamında ve kısa zaman aralıklarıyla işlemesi karşısında, TCK'nın 43/2. maddesi gereğince bu cezanın artırılması gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında iki kez mahkûmiyet hükmü kurularak fazla ceza tayini,
2-Mahkemenin kabulüne göre, sanığın katılan ...’a yönelik söylediği, "sana Araklı'yı dar ederim" şeklindeki sözlerin basit tehdit kapsamında kaldığı gözetilmeden TCK’nın 106/1-1. cümle kapsamındaki tehdit suçundan hüküm kurulması,
3-TCK'nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğunun uygulanmasına ilişkin hükmün, Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uygulama olanağının ortadan kalkmış olması,
Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2017/5200, K. 2019/11275, 25 Haziran 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama