KÜNYE
18. Ceza Dairesi 2019/1225 E., 2019/7343 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Nisan 2019
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Görevi yaptırmamak için direnme
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
334 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Görevi yaptırmamak için direnme suçuyla korunan hukuki yarar, kamu idaresinin güvenilirliği ve işleyişi olup; bu suçta, kamu faaliyetlerine kişilerin saygı göstermelerinin sağlanması ve kamu görevlerinin yerine getirilmesini, dolayısıyla da kamu görevini yerine getirenleri engellemeye yönelik fiillerin önüne geçilmesi amaçlanmıştır.
TCK’nın 265. maddesinde düzenlenen ve seçimlik hareketli bir suç olan görevi yaptırmamak için direnme suçunda, kamu görevlisinin görevini yapmasını engellemek amacıyla, cebir veya tehdit niteliğindeki davranışların yanı sıra engellenmek istenen işin o kamu görevlisinin görevine giriyor olması gerekir.
Bu açıklamalar ışığında somut olayda, kaçak yapıların yıkım işlemi için olay yerinde görevli olarak bulunan katılanın şikayet dilekçesinde ve soruşturma aşamasındaki beyanında, yıkım işleminin bitirilerek olay yerinden ayrılacağı sırada sanığın kendisine tehdit niteliğinde sözler söyleyip sırtına tekme attığını belirtmesi,
kovuşturma evresindeki anlatımında ise yıkım sırasında sanığın kendisine tekme attığını ifade etmesi karşısında, öncelikle sanığın eylemlerini yıkımın hangi aşamasında gerçekleştirdiği kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenerek sonucuna göre, yıkım işleminin bitirilmesinden sonra yapılan eylemlerin görevi yaptırmamak için direnme suçu kapsamında değerlendirilemeyeceği dikkate alınarak, eylemlerin TCK’nın 106/1, 86/2. maddelerine uygun yaralama ve tehdit suçlarını oluşturup oluşturmadığının tartışılması gerektiği gözetilmeden yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabule göre de;
Sanık tarafından temyiz edilen ilk hükümde, sanık hakkında hükmolunan 6 ay 20 gün hapis cezasının TCK’nın 50/1-a, 52/2 maddeleri uyarınca 4000 TL adli para cezasına çevrilmesine karar verilmiş olması karşısında, bozma sonra kurulan hükümde "cezayı aleyhe değiştirme" yasağı gözetilmeden, neticeten hapis cezasına hükmolunması suretiyle 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesine aykırı davranılması,
Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2019/1225, K. 2019/7343, 11 Nisan 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama