KÜNYE
18. Ceza Dairesi 2019/18461 E., 2020/5242 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mart 2020
Karar Metni
636 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
Görevi yaptırmamak için direnme suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 265/1 ve 62. maddeleri gereğince (iki kez) 5’er ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Iğdır 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/09/2017 tarihli ve 2015/825 esas, 2017/241 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
İstem yazısında: “Dosya kapsamına göre, sanığın üzerine atılı bulunan görevi yaptırmamak için direnme suçunu müşteki polis memurları Akın Çalımlıdağ ve ...'e yönelik olacak şekilde, bir suç işleme kararının icrası kapsamında aynı anda birden fazla mağdura karşı işlediği anlaşıldığından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümlerinin uygulanarak cezanın arttırılması gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde ayrı ayrı mahkûmiyetine karar verilerek fazla ceza tayininde isabet görülmemiştir.” denilmektedir.
I- Olay
Şüpheli hakkında Iğdır Cumhuriyet Başsavcılığı'nca diğer suçlarla birlikte görevi yaptırmamak için direnme ithamı ile yürütülen soruşturma kapsamında iddianame düzenlenerek Iğdır 4. Asliye Ceza Mahkemesi nezdinde kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda sanığın müştekiler ... ve ...’e yönelik eylemleri nedeni ile ayrı ayrı iki defa TCK'nın 265/1, 62/1. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği, bu hükümlere yönelik kanun yararına bozma talebinde bulunulduğu anlaşılmıştır.
II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı
Aynı suç kastı ile birden fazla mağdura yönelik eylemleri nedeni ile sanık hakkında hükmün mağdur sayısınca mı yoksa zincirleme suç hükümlerine göre mi kurulacağına ilişkindir.
III- Hukuksal Değerlendirme
5237 sayılı TCK’nın “Zincirleme Suç” başlıklı 43. maddesinin 1. fıkrasında; “Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır. Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır” şeklinde zincirleme suç tanımlanmış, ikinci fıkrasında ise; “Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır” denilmek suretiyle zincirleme suçtan farklı bir müessese olan, aynı nev’iden fikri içtima kuralı düzenlenmiştir.
Türk Ceza Kanunu sistematiğinde, kural olarak yasadaki suç tanımına uygun her bir netice ayrı bir suç oluşturmasına karşın, bu kuralın istisnaları olarak, TCK’nın “suçların içtimaı” bölümünde, 42, 43 ve 44. maddelerine yer verilmiştir. Aynı nev’iden fikri içtima halinde, fiil yani hareket hukuksal anlamda tektir ve bu fiille aynı suç birden fazla kişiye karşı işlenmektedir. Bu durumda hareket tek olduğu için, fail hakkında tek bir ceza verilecek, ancak bu ceza mağdur sayısı fazla olduğu için, TCK’nın 43/1. maddesine göre artırılacaktır. (Ceza Genel Kurulunun 05/06/2012 tarih ve 15/491-219 sayılı ilamı da bu doğrultudadır.)
İnceleme konusu somut olayda; sanığın kavga olayına müdahale eden iki polis memuruna yönelik görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturan eylemleri nedeni ile zincirleme görevi yaptırmamak için direnme suçundan tek hüküm kurulması gerekirken her polis memuru mağdur için sanık hakkında ayrı ayrı mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı olduğu belirlenmekle kanun yararına bozma talebinin kabulü gerekmiştir.
Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2019/18461, K. 2020/5242, 2 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama