KÜNYE
18. Ceza Dairesi 2019/2581 E., 2019/14016 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2019
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
- Hükümler
- Mahkumiyet
Karar Metni
521 kelime·3 dk okuma
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A-Sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçu için kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Görevi yaptırmamak için direnme suçunun, birden fazla kişiyle birlikte gerçekleştirilmesine rağmen TCK'nın 265/3. maddesi uygulanmamış, sanığın, görevi yaptırmamak için direnme eylemini, birden fazla görevliye karşı bir suç işleme kararı kapsamında gerçekleştirmesi karşısında, TCK'nın 43/2. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmemiş ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
Bozma öncesi verilen ve yalnızca sanık müdafi tarafından temyiz edilen 11/12/2007 tarihli ilk hükümde, hükmolunan hapis cezasının ertelendiği gözetilmeden, bozma kararından sonra hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen ancak denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlemesi nedeniyle hakkındaki hükmün açıklanmasına karar verilen sanık hakkında CMUK'nın 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkı korunarak, hükmedilen hapis cezasının ertelenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık ... müdafiinin temyiz iddiaları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, ancak; bu aykırılık yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye aykırı olarak, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesi uyarınca; görevi yaptırmamak için direnme suçu için hüküm fıkrasına ‘neticeten 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına’ ibaresinden sonra gelmek üzere “sanığa verilen hapis cezasının TCK’nın 51. maddesi uyarınca ertelenmesine, hapis cezası ertelenen sanık hakkında 2 yıl süre ile denetim süresi belirlenmesine” ibaresinin eklenmesi biçiminde, HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B-Sanık hakkında hakaret suçu için kurulan hükmün incelenmesinde;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığa ek savunma hakkı verilmeden, TCK'nın 125/3-a maddesi uygulanmak suretiyle CMK'nın 226. maddesine aykırı davranılması,
2- Bozma öncesi verilen ve yalnızca sanık müdafi tarafından temyiz edilen 11/12/2007 tarihli ilk hükümde, hükmolunan hapis cezasının ertelendiği gözetilmeden, bozma kararından sonra hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen ancak denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlemesi nedeniyle hakkındaki hükmün açıklanmasına karar verilen sanık hakkında CMUK'nın 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkı korunarak, hükmedilen hapis cezasının ertelenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Hakaret suçunun aleni bir yer olan barda işlenmesine rağmen, TCK'nın 125/4. maddesinin uygulanmaması,
4- Sanığın, hakaret eylemini, birden fazla görevliye karşı bir suç işleme kararı kapsamında gerçekleştirmesi karşısında, TCK'nın 43/2. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2019/2581, K. 2019/14016, 8 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama