KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2006/10872 E., 2007/1074 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Şubat 2007
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
280 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, davalıların miras bırakan tarafından bağımsız bölümünden ortak arka bahçeye bakan kapı açtığı, ayrıca bu ortak yere tuvalet ve lavabo yaptırdığı ileri sürülerek, sözü edilen projeye aykırılıkların kaldırılarak ortak yerin eski hale getirilmesi istenmiştir. Mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın Kat Mülkiyet Yasasının 32. maddesi hükmü uyarınca öncelikle kat malikleri kurulunca çözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak;
Kat Mülkiyeti Yasasının 32. maddesinin 3. fıkrasına göre; anataşınmazın kullanılmasından veya yönetiminden dolayı kat malikleri arasında ya da bunlarla yönetici ve denetçiler arasında yahut denetçilerle yöneticiler arasında çıkan anlaşmazlıklar kat malikleri kurulunca çözülür ve karara bağlanır. Yasa koyucunun amacı, bu Yasa kapsamına giren uyuşmazlıkların kısa sürede çözümlenmesini sağlamaktır.
Somut olayda olduğu gibi kullanımdan veya yönetimden kaynaklanmayan ve anataşınmazın ortak yerlerine yapılan el atmaların önlenmesi istemini içeren bu tür davaların açılması için önceden kat malikleri kuruluna başvurulmasına ve anlaşmazlığın kat malikleri kurulunda çözüme kavuşturulmasına gerek yoktur.
Mahkemece, işin esasına girilerek tüm deliller toplanıp oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar vermek gerekirken 634 sayılı Yasanın 32. maddesi gereğince anlaşmazlık konusunda öncelikle kat malikleri kuruluna başvurulması gereğine değinilip davacının kat malikleri kuruluna başvurmadığı gerekçesi ile davanın reddi yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2006/10872, K. 2007/1074, 15 Şubat 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama