KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2007/4897 E., 2007/5304 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Haziran 2007
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Davalılar
- 1-Nüfus Müdürlüğü
Karar Metni
313 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
2-Hazine İHBAR EDİLENLER : ...vd.
YARGITAYİLAMI
Dava dilekçesinde, davacı vekili davacının annesinin " ..." olarak nüfusa kayıtlı anne adının "..." olarak düzeltilmesini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının ölmüş olan anneannesinin nüfus kütüğünde yazılı olan ... adının ... olarak değiştirilmesini istemiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Aile Nüfus kayıt tablosu içeriğinden davacı ... 'un anneannesi ...'nın 1898 doğumlu olarak 26.10.1341 tarihinde nüfusa tescil edildiği ve 30.04.1982 günü öldüğü, davacının annesinin anne adının da ... olduğu anlaşılmaktadır.
Özel hukuk açısından ad, kişiyi tanıtan ve onu diğer bireylerden ayırmaya yarayan bir kavramdır. Kendine özgü kişiliği ve özvarlığı olan her birey, başkalarından adıyla ayırt edilir, toplum ve ailesi içinde bununla yer alır. Onun içindir ki her kişinin bir adının olması ve adının nüfus siciline yazılması yasayla zorunlu kılınmıştır.
Bu zorunluluk aynı zamanda kişinin yaşamıyla özdeşleşen ve kişiliğinin ayrılmaz bir öğesini oluşturan adını özgürce seçmesi ve onunla tanınması için kendisine tanınmış bir temel kişilik hakkıdır. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile güvence altına alınmış olan adın, kişilik hakları içerisinde taşıdığı önemi gözönünde bulunduran 4721 Sayılı Türk Medeni Yasasında kişiliği korumaya ilişkin hükümlerle yetinilmeyip (m.23-25), onu ayrıca düzenlemek yoluna gidilmiştir (m.26-27).
Buna göre anılan Yasanın 27.maddesi hükmü uyarınca adın değiştirilmesi, ancak haklı nedenlere dayanılarak hakimden istenebilir ise de kişiye sıkı sıkıya bağlı olan ad üzerindeki bu hakkı, kişinin kendisinden başkası kullanamaz.
O halde somut olayda, yaşamı süresince nüfus kütüğünde yazılı (...) adını taşıyıp bu adla öldüğü anlaşılan kişinin (anneannenin) adının değiştirilmesi istemiyle davacı (torunu) tarafından açılan davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddi gerekirken, mahkemece işin esasına girilerek istem gibi hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı görülmüştür. ./..
2007/4897-5304 -2-
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2007/4897, K. 2007/5304, 7 Haziran 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama