KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2007/7249 E., 2007/8056 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2007
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
363 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili, dava dilekçesinde mahkemece verilip kesinleşen tespit kararının nüfusa tesciline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili ve davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava dilekçesinde, davacı ... ve ... ...'ın evliliğinden Ocak 1940 tarihinde doğup Ağustos 1940 tarihinde öldüğü kesinleşen mahkeme kararı ile tespit edilen ... ...'ın bu doğum ve ölüm kaydının nüfus kütüğüne tescili istenilmiştir.
Dosyada toplanan bilgi ve belgelerden özellikle Kütahya Asliye 2. Hukuk Mahkemesinin 2002/321 Esas 2003/1267 karar sayılı ilamı ve buna dayanak yapılan belgeler ile görülmekte olan bu dava dosyasına konulan aile nüfus kayıt tablosu içeriğinden; doğum ve ölüm kaydının nüfus kütüğüne tescili istenilen ... ...'ın ... ... ile ... ...'ın evlilik birliği içerisinde Ocak 1940 tarihinde doğup, baba ...'in 2.5.1940 tarihinde ölümünden sonra Ağustos 1940 tarihinde öldüğü, buna karşın ...'nin gerek doğumunun, gerekse ölüm kaydının nüfuskütüğüne tescil edilmediği bu olgunun esas ve karar numarası belirtilen mahkeme kararı ile tespit edilerek tescil işleminin idari görev olduğunun hüküm altına alındığı anlaşılmaktadır.
Nüfus Hizmetlerine ait Kuruluş Görev ve Çalışma Yönergesinin 79. maddesinin birinci fıkrası sağ olarak doğmuş ancak nüfus kütüğüne tescil edilmeden ölen çocuklara ait ölüm tutanaklarının nüfus idarelerince kabul edileceği ve ölüm tutanağındaki bilgilere dayanılarak doğum tutanağı tutulup her iki tutanağın sırası ile aile kütüğüne geçirileceğini öngörmektedir. Anılan yönetmeliğin 149. maddesinin birinci fıkrası uyarınca da, aile kütüğünde kaydı olmayan kişinin ölümüne ilişkin olarak resmi veya özel sağlık kurumları veya kamu kurum ve kuruluşlarının kayıtlarına dayanılarak düzenlenmiş bulunan tutanaklarının nüfus müdürlüğünce kabul edilip işleme alınması gerekir. Somut olayda ... ...'ın ./..
Türk anne ve babadan sağ olarak doğmuş ve aile kütüğüne kayıt edilmeden ölmüş olduğu kesinleşen yargı kararı ile saptandığına göre, anılan yönergenin 79 ve 149. maddeleri birlikte gözönünde tutularak bu kesinleşen yargı kararına dayanılarak nüfus müdürlüğünce doğum ve ölüm tutunaklarının düzenlenip, her iki tutunağın sırasıyla aile kütüğüne geçirilmesi gerekir. Bu iş doğrudan nüfus idaresinin görevi kapsamında kaldığından mahkemece davanın bu gerekçe ile reddedilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2007/7249, K. 2007/8056, 4 Ekim 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama