KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2007/9515 E., 2007/9896 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2007
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
316 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme ile alınan bilirkişi kurulu raporları hüküm kurmaya yeterli değildir.
Şöyle ki;
1- Birinci bilirkişi kurulu raporuna göre, somut emsal olarak alınan 2 parsel sayılı taşınmaz toptan manifatura ve konfeksiyon mağazalarının olduğu bir yerdedir. Emsalin bulunduğu yer ve niteliği dikkate alındığında satışın zemine değil üzerindeki dükkana yönelik olduğu kabul edilmelidir. Her ne kadar bilirkişi raporunda zemin üzerindeki yapının değeri satış bedelinden düşülmüş ise de, bu şekilde yapılan hesaplamada dükkanın ticari değeri yer almamıştır ve gerçekte bu değerin objektif olarak tespitinin mümkün olmayacağı açıktır. Bu hususlar dikkate alınmadan değer bakımından dava konusu taşınmazla benzerliği olmayan 2 parsel sayılı taşınmazın bilirkişi kurulunca emsal alınması,
2-2492 Sayılı Yasanın 11. maddesinin (d) bendi gereği emlak vergi değerlerinin de dava konusu taşınmazın emsalle karşılaştırılmasında gözönünde tutulması gerekir. Buna göre dava konusu taşınmaz ve emsallerin emlak vergisine esas tutulan asgari m2 değerlerinin (2005 yılı itibarıyla) getirtilerek karşılaştırılması ve değerlendirmeye esas alınan oranlar fahiş ölçüde farklı olduğunda bu farklılık ve çelişkinin giderilmiş olması gerekir. Hükme esas bilirkişi raporlarında vergi değerleri yönünden gerekli karşılaştırmanın yapılmamış olması ,
3-Dosyada bulunan dava konusu taşınmaza ilişkin tapu kayıt suretinde taşınmazın "birinci derecede sit alanında" kaldığı belirtilmiştir. Arsa olarak değerlendirilen taşınmazın bu özelliği itibarıyla kaçınılmaz olan değer kaybının saptanıp buna göre hesaplanacak miktarın taşınmazın değerinden düşülmesi gerekirken ikinci bilirkişi kurulu raporunda bu hususun dikkate alınmamış olması,
Doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2007/9515, K. 2007/9896, 19 Kasım 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama