KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2009/12009 E., 2010/7216 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
326 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, 16.09.2008 tarihli kat malikleri kurulu kararlarının iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak; Davacı vekili dava dilekçesinde; anataşınmazın kat malikleri kurulunca 16.09.2008 günü yapılan toplantının ve bu toplantıda alınan kararların iptalini istemiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden anataşınmazın 9 bağımsız bölümünün olduğu ve yönetim planının 21. maddesine göre, olağan genel kurul toplantılarının her yılın Ocak veya Eylül aylarının ilk 10 gün içinde yapılacağının öngörüldüğü, 16.09.2008 günlü toplantıya 2, 3, 4, 5, 7, 8, 9 numaralı bağımsız bölüm maliklerinin asaleten ve vekaleten katıldığı, bunlardan 3, 4 ve 8 numaralı bağımsız bölüm maliklerinin asaleten, 2, 5, 7 ve 9 numaralı bağımsız bölüm maliklerinin ise vekaleten toplantıya iştirak ettikleri, toplantıda yönetici ile denetici seçiminin yapıldığı,
aidatın belirlendiği ve nitelikli çoğunluk gerektirmeyen bir kısım kararların alındığı, söz konusu toplantıda sayı ve arsa payı çoğunluğunu gerektiren kararların alınmasını sağlayacak yeter sayının bulunduğu, davacının sözü edilen toplantıdan haberdar edildiği ve davacıya vekalet eden davacının eşinin katıldığı toplantıyı kendi iradesiyle terk ettiği anlaşılmaktadır.
634 sayılı Kat Mülkiyeti Yasasının 41. maddesine göre deneticiyi kat malikleri kendi aralarında sayı ve arsa payı çoğunluğu ile seçerler.
Mahkemece yasanın bu hükmü dikkate alınarak alınan kararlardan sadece malik olmayan ...’in denetici seçilmesine ilişkin bölümün iptaline karar verilmesi gerekirken, kararın oluşmasına kat maliklerini temsilen katılanların bu sıfatlarına ilişkin olarak herhangi bir itiraz da ileri sürülmediği halde bunlar ayrık tutularak sayı ve arsa payı çoğunluğu bulunmadığı gerekçesiyle kararın tümden iptali yoluna gidilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2009/12009, K. 2010/7216, 10 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama