KÜNYE
18. Hukuk Dairesi 2009/12338 E., 2010/2090 K.·Mazbut Vakıflarda Tevliyet Sükna Ve Galle Davalarında Yetkili Mahkeme
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Şubat 2010
Karar Metni
280 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
5737 S. VAKIFLAR KANUNU [ Madde 3 ]
"İçtihat Metni"
Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece dava dilekçesinin yetki yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
5737 sayılı Vakıflar Kanununun 3. maddesine göre, mülhak vakıf mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisinin yürürlük tarihinden önce kurulmuş olan yönetimi vakfedenlerin soyundan gelenlere şart edilmiş ve bu kişiler tarafından; mazbut vakıf ise bu kanun uyarınca Genel Müdürlükçe yönetilecek ve temsil edilecek vakıflar ile mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisinin yürürlük tarihinden önce kurulmuş ve 2762 sayılı Vakıflar Kanunu gereğince Vakıflar Genel Müdürlüğünce yönetilen vakıflardır.
İntifa haklarının (tevliyet, sükna ve galle) tespit ve tahsili için mülhak vakıflar aleyhine açılacak davalarda yetkili mahkeme, vakfın yerleşim yeri (kurulduğu yer); mazbut vakıflar da ise bunlar Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yönetilmekte olup yerleşim yeri ile bir ilgilerinin kalmadığından ve Vakıflar Genel Müdürlüğünün yerleşim yeri de Ankara bulunduğundan Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 9.maddesi de dikkate alınarak Ankara Mahkemeleri yetkilidir. Kaldı ki, somut olayda fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak galle alacağının tahsili istenilmektedir.
Bu açıklamalar karşısında, davaya devamla tarafların göstereceği deliller toplanıp oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, mazbut vakfın kurulduğu yer mahkemesinin yetkili olduğu gerekçesi ile dava dilekçesinin yetki yönünden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2009/12338, K. 2010/2090, 15 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama