KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2010/10058 E., 2010/12735 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
298 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, ortak yer olan bodrum katına müdahalenin önlenmesi, ilave yapıların kal'i ve eski hale getirme istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacılar vekili dava dilekçesinde, anataşınmazın ortak yeri olan bodrum katın davalılar tarafından haksız olarak işgal edilip depo vs. amaçlarla kullanıldığını ve bodrum katta değişiklikler yapıldığını ileri sürerek davalıların bodrum kata müdahalelerinin önlenmesini ve taşınmazın eski haline getirilmesini istemiş, mahkemece, sığınak alanı dışında kalan bodrum katın yönetim planı, kat karşılığı inşaat sözlemesi ve taahhütname ile zemin kat 11 nolu dükkanın kullanımına tahsis edildiği gerekçesiyle ortak yer olan 54,91 m² alanlı sığınağa davalıların müdahalesinin önlenmesine, sığınak ve depo arasındaki yıkılmış olan duvar ile tuvaletin yeniden yapılarak projesine uygun hale getirilmesine, 167,90 m² alanlı garaj ve 45,96 m² alanlı depo yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Kat Mülkiyeti Yasasının 16. maddesi gereğince kat malikleri aksine bir sözleşme olmadıkça projesinde ortak yer olarak gösterilen bodrum kattaki deponun kullanma hakkına arsa payları oranında sahiptir. Dosyada bulunan yönetim planında garajın kullanımı 11 nolu dükkan sahibine bırakılmış ise de deponun kullanımının bu bağımsız bölüm malikine bırakıldığına ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Bu nedenle yukarıda açıklanan yasa hükmü gereğince deponun kullanımı ile ilgili aksine bir sözleşme bulunmadığına göre davacının bu yöndeki isteminin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2010/10058, K. 2010/12735, 7 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama