KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2010/1219 E., 2010/8153 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
303 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm bir kısım davalılar vekili ile davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1- Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca yapı birim fiyatlarının yılın tamamında geçerli olmak üzere saptandığı ve davaya konu yapılar için değerlendirme tarihi olan 2009 yılı birim fiyat listesine göre değerlendirme yapılması gerektiği dikkate alınmadan bu değere ayrıca endeks ilavesi yapılmış olması,
2- Davalılardan ...'nın hissesi üzerinde bulunan haciz şerhlerinin bu davalının payına düşen kamulaştırma bedeline yansıtılmasına karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken infazda tereddüt yaratacak şekilde "davalılardan ...'nın payına isabet eden tutardan ... Müdürlüğünün 03.05.2004 tarihli yazıları gereğince ... takip sayılı dosyadaki miktar kadar haciz tutarının ayrıca depoda bırakılmasına" şeklinde hüküm kurulması,
3- Dosyada bulunan tapu kaydına göre davalılar dışında paydaşların olduğu da anlaşılmaktadır. Genel kural taşınmaz üzerindeki tüm muhdesatların taşınmazın mütemmim cüzleri olup, bu yere malik olanların o taşınmazın bütün mütemmim cüzlerine (tamamlayıcı parçalarına) malik olduğu yolundadır. Zeminin başkası adına kayıtlı bulunduğu veya müşterek mülkiyet durumunda davalı muhdesatın kendisine ait olduğunu kanıtlamak zorundadır. Zeminin üzerindeki bina davalılara ait olup olmadığı ve zemindeki paydaşların hakkı bulunup bulunmadığı, tarafların ibraz edecekleri deliller ve belgeler getirtilmeden ve yapıların davalılara aidiyeti yöntemince araştırılıp kesin olarak tespit edilmeden bina bedellerinin davalılara ödenmesi yolunda hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2010/1219, K. 2010/8153, 31 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama