KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2010/1314 E., 2010/6889 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
284 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece bir kez bilirkişi incelemesi yaptırılmışsa da alınan rapor hüküm kurmaya yeterli değildir.
Şöyleki;
1-Dava konusu taşınmazın tapu kaydının incelenmesinden üzerinde 2 nolu parsel lehine geçit hakkı tesis edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumun taşınmazın değerinde oluşturması kaçınılmaz olan değer kaybını dikkate almayan bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması,
2-2942 sayılı Yasanın 4650 sayılı yasalı ile değişik 11. maddesinin (d) bendi gereği emlak vergi değerlerinin de dava konusu taşınmazın emsalle karşılaştırılmasında göz önünde tutulması gerekir. Buna göre dava konusu taşınmaz ve emsallerin emlak vergisine esas tutulan asgari m² değerlerinin ilgili Belediye Başkanlıklarından (2009 yılı itibarıyla) getirtilerek karşılaştırılması ve değerlendirmeye esas alınan oranlar fahiş ölçüde farklı olduğunda bu farklılık ve çelişkinin giderilmiş olması gerekir. Hükme esas bilirkişi raporlarında ise vergi değerleri yönünden gerekli karşılaştırmanın tam olarak yapılmamış olması,
3-Bilirkişi kurulunca somut emsal olarak incelenen 5827 ada (8) 14 parsel sayılı taşınmazın alıcı ve satıcısı ile satış tarihi ile değerini gösterir biçimde tapu kaydı ile (açık artırmaya ait) dayanak belgelerin Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilerek bilirkişi raporunun denetlenmemiş olması,
Doğru görülmemiştir
Mahkemece belirtilen eksikler giderildikten sonra bilirkişi kurulundan (1) numaralı bozma nedenini karşılar biçimde ek rapor alınmalı ve oluşacak sonuç doğrultusunda karar verilmelidir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2010/1314, K. 2010/6889, 4 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama