KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2010/13884 E., 2011/541 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ocak 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
400 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde, tapu iptali ve tescil istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davalılar vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden davalılar vekili Av.... ile aleyhine temyiz olunan davacı vekili Av.... , müdahil (asil) ... ile vekili Av.... geldiler. Gelen vekiller ile asilin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosya eksiklik nedeniyle geri çevrilmiş, bu kez iade edilmekle dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Dava, 2942 sayılı Kamulaştırma Yasası'nın 17. maddesi uyarınca kamulaştırılan taşınmazın idare adına tescili istemine ilişkindir. Bu maddede, tebliğ edilen kamulaştırma işlemine karşı adli ve idari yargı mercilerine başvurulmadığı veya bu konuda açılan davalar kesinleştiği ve mal sahibinin rızası ile taşınmazın idare adına tescile yanaşmadığı hallerde, idarece takdir edilen ve varsa arttırılan bedelin bankaya yatırıldığını veya ilgilisine ödendiğini bildiren makbuz ve belge örnekleri ile birlikte mahkemeye verildiğinde mahkemenin verilen belgeleri inceleyerek kamulaştırmanın usulüne uygun tamamlandığını saptaması halinde tescile karar vereceğini hüküm altına almıştır.
Bu durumda 17. maddeye göre tescil kararı verilebilmesi için diğer koşulların yanında kamulaştırma bedelinin takyitsiz olarak taşınmaz maliki adına bankaya yatırılmış olması gerekmektedir. Esasen kamulaştırma bedelinin peşin ödeneceği hususu Anayasa'nın 46. maddesinin de gereğidir.
Somut olayda; ihtilafsız kamulaştırma bedeli 08.11.1967 tarihli dekont ile bankaya yatırılmış ise de İmar ve İskan Bakanlığı'nın 14.11.1967 tarihli yazısı ile valilikçe talimat verilmeden ödenmemesi konusunda yazılan yazı ile bedelin ödenmesi yönünde bir sınırlama getirilmiş olup bu sınırlamanın daha sonra
kaldırıldığı ya da hak sahiplerine bu bedelin ödendiğine dair bir belgeye rastlanmamıştır. Ayrıca İzmir 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1972/383 Esas-1973/227 Karar sayılı kesinleşen bedel arttırım davası dosyasının ve icra dosyalarının imha edilmiş olması nedeniyle arttırılan bedelin de hak sahiplerine ödendiği ispat edilememiştir.
O halde mahkemece, idarece takdir edilen ihtilafsız kamulaştırma bedelinin ve arttırılan bedelin tamamının koşulsuz olarak bizzat hak sahibi adına bankaya yatırılması için davacı idareye önel verilip paranın yatırılması halinde tescile karar verilmesi yerine bu husus gözetilmeden bedeli ödenmeyen taşınmazın idare adına tescili yolunda hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2010/13884, K. 2011/541, 24 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama