KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2010/545 E., 2010/2613 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
287 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Cumhuriyet Başsavcılığının 10.02.2009 gün ve 2009/11 nolu davanamesi ile ....'ın nüfus kütüğünde 1990 olan doğum yılının 1987 olarak düzeltilmesi istenmiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Cumhuriyet Başsavcılığının 10.02.2009 gün ve 2009/11 nolu davanamesi ile....'ın nüfus kütüğünde 1990 olan doğum yılının 1987 olarak düzeltilmesi istenmiş, mahkemece açılan davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden, .....Asliye Hukuk Mahkemesinin, davacı....'a velayeten ....tarafından açılan doğum yılının düzeltilmesi davasında, davacıların, oğulları....'ın da doğum tarihinin gerçeği yansıtmadığını beyan etmeleri ve ....'ın düzeltilecek doğum tarihine göre .... doğum tarihinin engel teşkil etmesi nedeni ile ...'un da doğum tarihinin düzeltilmesi için davacılara verilen süreye rağmen dava açmamaları üzerine hakimin ihbarda bulunduğu Cumhuriyet Savcılığı tarafından yapılan araştırma ve soruşturma sonucu bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 36.maddesine göre nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme davaları düzeltmeyi seçen şahıslar ile resmi dairenin göstereceği lüzum üzerine Cumhuriyet Savcıları tarafından yerleşim yeri adresinin bulunduğu yerdeki görevli Asliye Hukuk Mahkemesinde açılır. Yasanın bu hükmüne göre Cumhuriyet Savcılarının böyle bir davayı açmaları ancak ilgili resmi dairelerin gösterecekleri lüzum üzerine mümkündür.
Kişilerin dava harç ve masraflarını yatırarak ilgili Asliye Hukuk Mahkemesinde açmaları mümkün bulunan böyle bir davayı, görev ve yetkileri yasalarla belirlenmiş Cumhuriyet Savcılığını aracı kılarak açtırmaları mümkün değildir. Mahkemece bu durum dikkate alınarak yasal dayanağı bulunmayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü yolunda hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2010/545, K. 2010/2613, 23 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama