KÜNYE
(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi 2010/5662 E., 2010/11517 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
308 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde ortak yerlere el atmanın önlenmesi ile projeye uygun hale getirilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı, dava dilekçesinde; davalının, kullanımında bulunan dükkanlarda projeye aykırı şekilde çıkmaları ve saçak ilavesi yapmak, tüm bahçeye eşyalarını koymak suretiyle yaptığı müdahalenin önlenmesini ve projeye uygun hale getirilmesini istemiş, mahkemece dava tarihinden önce belediyece yıkım kararı verilmesi nedeniyle projeye aykırılıkların eski hale getirildiği, davacının bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerin ve özellikle bilirkişi raporunun incelenmesinde, kat irtifaklı anataşınmazda davalının, bodrum katta 6, 7 ve 8 nolu bağımsız bölümlerde "Murat Market-Manav" olarak faaliyetini sürdürdüğü keşif sırasında davalının kullandığı dava konusu dükkanların çekme mesafesinin projeye uygun hale getirildiği açıklanmış ise de, kat irtifakı kurulmasına esas olan proje yerinde uygulanmak suretiyle proje dışı yapılan imalat tek tek belirlenmemiş, yapılan değişiklikler herhangi bir krokiye bağlanmamış dava konusu edilen taşınmazın güney cephesinin PVC doğrama malzemesi ile kaplanması,
batı cephesinde PVC doğrama ile pencere açılması, her iki cephenin üst kısmında saçak yapılması, mutfak ve yatak odası altında kalan kısma dükkandaki klimanın dış ünitelerinin konulması şeklindeki değişiklik ve imalatların projesinde bulunup bulunmadığı hususunda herhangi bir açıklamaya yer verilmemiştir.
Mahkemece mimari proje yerinde uygulanmak suretiyle proje dışında yapılan tüm değişiklikler ve ortak yere yapıldığı iddia edilen el atmanın birer birer şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde tespit edilip bunların krokiye de bağlanması sağlanıp, bunların sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2010/5662, K. 2010/11517, 20 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama